KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2010/611 E., 2010/2552 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, kamulaştırma bedelinin arttırılması ile birleşen davada kamulaştırma bedelinin indirilmesi istenilmiştir. Mahkemece bedel indirim davasının reddine, arttırım davasının ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı İz-Su Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
Bozma ilamında; dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu kabul edilerek İlçe Tarım Müdürlüğünden kuru arazilerde münavebeye alınacak ürünler ve bu ürünlerin dekar başına ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatlarının getirtilerek kapitalizasyon faiz oranı da %6 olarak uygulanmak suretiyle değerlendirme yapılması, bozma doğrultusunda bilirkişi kurullarından ek raporlar alınması, raporların bozmaya uygunluğunun denetlenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre, bozma gerekleri yerine getirilmeli, bu bağlamda bozma kapsamı dışına çıkılmamalıdır.
Buna göre kuru tarım arazilerinde ekilmesi mutad olan ürünler ve münavebe sistemi ile bu ürünlere ait 2000 yılı için dekar başına ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatları İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilip bilirkişi kurullarından bu münavebe sistemine ve verilere uygun ve kapitalizasyon faiz oranı %6 alınarak ek raporlar alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmek gerekirken,
İlçe Tarım Müdürlüğünden arazinin niteliğine uygun münavebe sistemi ve ürünlerin resmi verileri getirtilmeden ve dolayısıyla münavebeye ve verilere uygunluk sağlanıp sağlanmadığı denetlenmeden sulu araziler için belirlenen net gelir üzerinden değerlendirme yapan ek raporlara göre hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2010/611, K. 2010/2552, 22 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama