KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2010/8085 E., 2010/11557 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava ortak gider alacağının tahsili istemiyle yapılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece, yöneticinin kendi adına ancak siteyi temsilen dava açması gerekirken tüzel kişiliği olmayan husumet ehliyeti bulunmayan site yöneticiliği olarak davayı açtığından davacının aktif husumet ehliyetinin yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde ... Sitesi yönetimi adına vekalet veren yöneticilerin davalının ödemediği aidat giderleri için icra takibi yaptıkları, itiraz üzerine takibin durduğu, yine 28.06.2007 tarihinde kat malikleri kurulunca site yöneticiliğine seçilen davacılar tarafından avukata verilen vekaletle itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Kat Mülkiyeti Yasasının 35. maddesi (d) bendinde ortak gider aidatlarının toplanması yöneticinin görevleri arasında olup aynı maddenin (i) bendinde de kat mülkiyetine ilişkin borç ve yükümlülüklerini yerine getirmeyen kat maliklerine karşı dava ve icra takibi yapılması da yöneticinin görevleri arasında bulunmaktadır.
Avukat’a bu davayı açmak üzere vekaleti veren ... ile ...'un yönetici oldukları sabit olup dava dilekçesinde davacılarının ... olarak gösterilmesinin, bu davanın davacılarının ... ile ... olmadıkları anlamına gelmeyeceğinden ve dava dilekçesinde yapılan bu maddi yazım hatasının mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2010/8085, K. 2010/11557, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama