KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2010/9762 E., 2010/14630 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin oğlu ...'ın nüfus kütüğünde "..." olarak yazılı doğum yerinin "..." olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin müşterek çocukları olan ...'ın 27.08.1999 gününde "Kıbrıs-..."de doğmuş olmasına rağmen, her nasılsa nüfus kütüğüne "..." doğumlu olarak yazıldığını, küçüğün Kıbrıs'ta doğmuş olması nedeniyle çifte vatandaşlık statüsünü kaybetmemesi için bu davayı açmak mecburiyetinde kaldıklarını ileri sürerek söz konusu yanlışlığın düzeltilmesini istemiş, mahkemece davacıların müşterek çocuğunun davacı ... tarafından imzalanmış Mernis Doğum Formu gereğince ... nüfusuna kayıt edilmiş olması ve ...'de doğduğuna dair de usulüne uygun bir delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasası'na göre açılan bu tür kayıt düzeltme davaları kamu düzenini yakından ilgilendirmektedir. Hakim doğru sicili oluşturmak mecburiyetindedir. Öte yandan 4721 sayılı Türk Medeni Yasası'nın 7. maddesi uyarınca resmi siciller belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı, kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle bağlı değildir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, davacıların müşterek çocukları ... Arslan'ın 27.08.1999 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ... şehrinde doğduğuna dair Lefkoşa Kaymakamlığı Nüfus Kayıt Dairesi tarafından verilen belgeyi mahkemeye ibraz ettikleri, yargılama sırasında dinlenen tanığın da küçük ...'ın ...'de doğduktan sonra Türkiye'de (...'da) nüfusa kaydedildiğini bildirdiği anlaşılmıştır. Bu durum karşısında kanıtlanmış bulunan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2010/9762, K. 2010/14630, 5 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama