KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2011/11378 E., 2012/837 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli görülmemiştir. Şöyle ki; Hükme esas bilirkişi kurulunun somut emsal olarak incelediği 237 ada 16 parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu taşınmaz arasında 90 kat değer farkı bulunmaktadır.
Kamulaştırma Kanunu'nun 11. maddesinin (g) bendine göre arsalarda dava konusu taşınmazla karşılaştırılacak taşınmazların emsal niteliğinde ve emsalin, sözcük anlamından da anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmaza örnek teşkil edebilecek nitelikte olması gerekir.
Örneğin, benzer yüzölçümlerde bitişik ya da yakın adalarda bulunmak, aynı imar müsaadesine sahip olmak, fiyatlarda en azından yaklaşık değerde olmak gibi nitelikler “emsal”in seçilmesine esas alınması gereken unsurlardandır. Kemer gibi zirai ve turistik açıdan gelişmekte olan yerlerde dava konusu taşınmaza daha çok benzer konumda taşınmazların bulunmadığı söylenemez.
Bu nedenle, resen araştırma yapılmak suretiyle dava konusu taşınmaza emsal olabilecek taşınmazlar bulunup tapu kayıtları dosyaya getirtilip bunların bilirkişi incelemesine konu edilmesi gerekirken, yanıltıcılık unsuru yüksek olan bir taşınmazın emsal alınması doğru görülmemiştir.
2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin (d) bendi vergi beyanını kıymet takdirinde gözönünde tutulması gereken esaslar arasında saymıştır. Buna göre dava konusu taşınmaz ile emsalin emlak vergisine esas asgari m² değerlerinin değerlendirme tarihi itibarıyla ilgili belediye başkanlığından getirtilerek karşılaştırılması ve değerlendirmeye esas alınan oranlar fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişkinin giderilmesi gerekir.
Öte yandan gerek dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle gerek somut emsalin satış tarihi itibarıyla İmar Kanunu gereğince düzenleme ortaklık payı düşülmesi suretiyle oluşmuş imar parselleri olup olmadıkları ilgili tapu müdürlüğü ve belediye başkanlığından sorularak emsalin imar parseli olup dava konusu taşınmazın bu nitelikte olmaması halinde, dava konusu taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden İmar Kanunu'nun 18. maddesinin 2. fıkrası gözetilerek, düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerektiği de dikkate alınmalıdır.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2011/11378, K. 2012/837, 31 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama