KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2011/11433 E., 2012/1129 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan 26.674,70 TL'nin sarf tarihinden itibaren, 686,74 TL'nin de Haziran 2008 tarihinden itibaren faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu'nun 15. maddesinin 10. fıkrasında, “Bunlardan mezun olup olmadıklarına bakılmaksızın mecburi hizmetle yükümlü olduğu süre içinde istifa edenler veya ilişiğinin kesilmesini gerektiren bir suç işleyenler ya da sağlık sebepleri hariç, başka herhangi bir sebeple ayrılanlar, yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmıyla orantılı olarak kendilerine yapılmış olan öğretim masraflarının dört katını tazminat olarak ödemek zorundadırlar.”, Emniyet Genel Müdürlüğü Adına Polis Akademisi ve Diğer Fakülte ve Yüksek Okullarda Okuyan Öğrencilerden Alınacak Tazminata Dair Yönetmelik’in 6. maddesinde, “Tazminat miktarı;
tazminatı hesaplanacak öğrencinin geçmiş yıllara ait tazminat miktarlarının toplanarak 4 (dört) ile çarpılması ile bulunur.” hükümleri yer almaktadır. Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde davalının adına yapılan masrafların dört katından sorumlu olduğunda bir ihtilaf yoktur. Fakat sorumlu olunacak cezai şart niteliğindeki tazminatın faiz başlangıcının hangi tarih olacağı açık değildir.
Davalının adına tahakkuk eden tazminat miktarının içerisinde adına yapılan masraflar ile bunun üç katı tutarındaki cezai şartı bulunmaktadır. Bu durumda asıl borç miktarı için sarf tarihinden, cezai şart miktarı olan üç kat tazminat için ise temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekecektir. Yargıtay uygulamalarına göre; borçlu mütemerrit olmadıkça cezai şartın geçmiş günler faizinden sorumlu tutulamaz.
Davalıya, ödenmesi gereken borç davadan önce tebliğ edilmişse tebliğ tarihinde, bu tebliğde ödeme zamanı bildirilmişse
bildirilen tarihte, dava açılmadan önce bildirilmemişse ve doğrudan alacak davası açılmışsa dava tarihinde davalı mütemerrit duruma düşer. Belirtilen şekilde cezai şartı ödemekten kaçınan borçlu bunun için geçmiş günler faizini ancak temerrüde düştüğü günden başlayarak ödemek zorundadır. Bu durumda, hüküm altına alınan asıl borcun faizinin başlangıç tarihinin sarf tarihi, cezai şartın faizinin başlangıç tarihinin ise davalıya borcunun ve tebliğden itibaren bir hafta içinde ödenmesi hususunun bildirildiği İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’nce düzenlenmiş 15.05.2009 tarihli yazının tebliğ edildiği 25.05.2009 gününün bir hafta sonrası olması gerektiği dikkate alınmadan, asıl borç ve cezai şart toplamı olan 26.674,70 TL için 26.05.2009 tarihinin faiz başlangıcına esas alınması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2011/11433, K. 2012/1129, 7 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama