KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2011/11489 E., 2012/2030 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
739 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı vekili Av.... ile davacı vekili Av.Sevgi Alkan geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim koşulları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ile bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) gözetildiğinde, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan Ülkemizin değişik yörelerindeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli biçimde etkileyen, kanıtlanmış farklı ve özel bir etkenin bulunması durumu dışında) kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak alınmaktadır. Hal böyle iken değerlendirmeye esas alınan bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının %5 yerine %4 olarak kabulü,
2-2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için aynı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 15.maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca, kamulaştırma belgelerinin mahkemeye verildiği gün itibarıyla dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki gıda, hayvancılık ve tarım müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır.
Dava konusu taşınmazların zeytin bahçesi olduğu yerinde yapılan inceleme sonucunda anlaşılmış ve bu ağaçların net geliri dikkate alınarak, 2010 yılı yok yılında 300 kg, 2009 yılı var yılında 1050 kg ürün alınacağı, %60'ının yağlık, %25'inin yemeklik ve %15'inin salamura zeytin olarak sınıflandırılmak ve Ticaret Borsasında her tür zeytin için belirlenen satış fiyatı esas alınarak 2009 yılı için bulunan net gelirle 2010 yılı için bulunan net gelirin toplamının yarısı (ortalaması) alınmak suretiyle hesaplama yapılmıştır.
Ülkemizde zeytinin en çok üretildiği Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde dekara normal sıklıkta 17 zeytin ağacı düştüğü ve zeytin ürünü veriminin var yılı yok yılı da gözetildiğinde genelde dekar başına ortalama 400-500 kg civarında olduğu yıllardır Yargıtay'a gelen kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin dava dosyalarından bilinmektedir.
Bu nedenle değerlendirmede zeytin ürününün veriminin yukarıdaki ülke ortalaması gözetilerek dekar başına en çok 500 kg'ı geçmemek kaydıyla, aynı kamulaştırma kapsamında, aynı köyde ve dava konusu taşınmaza komşu parsellerle ilgili Dairemizce incelenen Havran Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/62 Esas-2011/1 Karar; 2010/64 Esas, 2011/2 Karar;
2010/65 Esas, 2011/9637 Karar nolu dosyalarında mevcut bulunan cetvelde ilçe gıda, hayvancılık ve tarım müdürlüğünce 2010 yılı için bildirilen 2 TL/kg satış fiyatı üzerinden ve bu dosyaların içerisinde bulunan ilçe gıda, hayvancılık ve tarım müdürlüğünün 05.05.2010 tarihli yazısında üretim giderinin 427 TL ve geri çevirme kararlarıyla dosyalara getirtilen 12.08.2011 tarihli yazılarda 734 TL olarak farklı bildirilen üretim gideriyle ilgili bu çelişkinin ilçe gıda, hayvancılık ve tarım müdürlüğünden giderilmesinden sonra değerlendirme yapılarak kamulaştırma bedelinin tespiti gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Dava konusu taşınmazın tapu kaydında TEAŞ Genel Müdürlüğü lehine irtifak hakkı bulunduğu belirtildiğinden bu durumun taşınmazda meydana getireceği kaçınılmaz olan değer kaybının da bilirkişi raporunda dikkate alınmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece bilirkişi kurulundan zeytin veriminin 500 kg olarak değerlendirileceği de gözönünde tutularak ilçe gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğünden 2010 yılı itibariyle yukarıda belirtilen çelişkinin giderildiği ortalama dekar başına üretim giderini gösteren veri cetveli de getirtilerek, bu veri cetveline göre ve kg başına satış fiyatı da 2 TL, kapitalizasyon faizinin %5 olarak alınarak ve 3 nolu bentteki husus da gözetilmek suretiyle değerlendirme yapılan ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2011/11489, K. 2012/2030, 28 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama