KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2011/12402 E., 2012/2035 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalılar vekili Av.... geldi. Aleyhine temyiz olunan davacı adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de, gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
1-Bozma ilamının (2) nolu maddesinde dava konusu 8 parsel sayılı taşınmazın emlak vergisine esas asgari m² değerinin, emsal taşınmazın asgari m² değerinden fazla olması nedeniyle dava konusu taşınmaz daha değerli olduğu halde emsalin daha değerli olduğu belirtilerek değerlendirme yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasının doğru olmadığı belirtilmiş olup, bozma sonrası alınan bilirkişi kurulu ek raporunda yine dava konusu taşınmaz emsalden daha değersiz kabul edilerek değerlendirme yapılıp bu rapora göre hüküm kurulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre hakim bozma gereğini yerine getirmek zorunda olup, bilirkişilerin hakimin hükmüne uyduğu bozma ilamına direnir şekilde karşı çıkmaları da söz konusu olamayacağından ve vergi değerleri yönünden dava konusu taşınmaz emsalden daha değerli olduğundan dava konusu taşınmazı en fazla emsalle eşdeğer kabul ederek vergi değerlerine ters düşmeyecek şekilde değerlendirme yapılması gerektiğinin dikkate alınmaması,
2-Bozma öncesi tespit edilen ve davalılar adına bankaya yatırılan bedel ile bozma sonrası hüküm altına alınan bedel arasındaki farkın "varsa işlemiş mevduat faiziyle davacı idareye iadesine" karar verilmek gerekirken bu farkın "yasal faiziyle" iadesine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2011/12402, K. 2012/2035, 28 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama