KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2011/3034 E., 2011/5634 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan ... ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
A- Mahkeme kararı davalılardan ...’a 05.04.2010 günü tebliğ edilmiş olup, temyiz dilekçesi 15.04.2010 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Bu durumda HUMK.nun 432. maddesi hükmünde öngörülen 8 günlük temyiz süresi geçmiş bulunduğundan 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu davalının temyiz isteminin REDDİNE,
B-Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin temyizine gelince;
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; binanın güçlendirilmesi için açılan davanın sonuçlandığını ve güçlendirmenin yapıldığını, ancak; kendilerine ait 3 ve 4 numaralı bağımsız bölümlerin arka ve yan açık teraslarının projesine uygun eski hale getirilmediğini belirterek eski hale getirme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyada toplanan bilgi ve belgelere göre, dava konusu 4 numaralı bağımsız bölümün maliki olan davacılar ... ile ...’in yargılama sırasında ve 29.05.2006 tarihinde bu bağımsız bölümü ...’a sattığı anlaşılmıştır. Saptanan bu olgu karşısında mahkemece HUMK'nun 186. maddesi uyarınca işlem yapılması yoluna gidilmesi gerekirken, artık davada taraf sıfatı kalmayan davacılar ... ile ... vekilinin bu bağımsız bölüme ilişkin davadan feragat ettiği gerekçesiyle bu bağımsız bölüme yönelik davanın reddi şeklinde hüküm kurulması,
2-Dosya içindeki belgelerin incelenmesinde; 1 numaralı bağımsız bölümün maliki olan ... ile 2 numaralı bağımsız bölüm maliki olan ...’ın ve ayrıca yargılama sırasında 14 numaralı bağımsız bölümü satın alan ... ile 15 numaralı bağımsız bölümü satın alan ...’nun davada taraf olarak gösterilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece dava sonunda verilen karar sözü edilen kişilerin de hukukunu ilgilendirdiğinden bu şahısların da davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek tüm deliller toplanıp oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2011/3034, K. 2011/5634, 26 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama