KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/103 E., 2012/3100 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı idare dava konusu taşınmazın kamulaştırılması nedeniyle açtığı davada tapu kayıt maliki ... mirasçılarına tüm araştırmalarına rağmen ulaşamadığını ve bu nedenle Korkuteli Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/95-2010/333 sayılı kararı ile İlçe Mal Müdürlüğünün kayyım olarak atandığını buna göre dava konusu parselin kamulaştırma bedelinin tespiti ile idare adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamanın ilk celsesinde davalı ...'nü temsilen ... imzalı beyanı ile davacı idare tarafından belirlenen değeri kabul ettiklerini beyan etmiştir.
Dosyada bulunan Korkuteli Sulh Hukuk Hakimliği'nin 2010/95-333 sayılı ilamı ile dava konusu Kızılcadağ Köyü 1387 parsel sayılı taşınmazın maliki ölü ... mirasçılarına Türk Medeni Kanunu'nun 427/1-3 ve 3521 sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince Mal Müdürü ... İnan'ın yönetim kayyımı olarak atandığı anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun vesayet dairelerinin görevlerini düzenleyen 462/8. bendi gereğince "acele hallerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere dava açma ve sulh olma" halleri ancak vesayet makamının izni alınarak gerçekleştirilebilir. Aynı Yasanın 397/2 maddesinde ise vesayet makamı olarak sulh hukuk mahkemesi öngörülmüştür.
Sözkonusu düzenlemelerin amacı vesayet altındaki kişinin hak ve menfaatlerini korumak ve özellikle kayyımın vesayet makamının nezareti dışında kısıtlı adına hareket etmesini ve tasarrufta bulunmasını önlemektir. Bu anılan hususlar kamu düzenini ilgilendirdiğinden mahkemece re'sen gözetilmesi gereklidir. Bu nedenle açıklanan hususlar gözetilerek mahkemece davalının sulh olma ve kabul beyanı için vesayet makamınca davalı kayyıma verilmiş bir izin bulunup bulunmadığı araştırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak davalının kabul beyanını yeterli görüp buna göre taşınmazın değerinin tespiti ile idare adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/103, K. 2012/3100, 26 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama