KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/10842 E., 2012/13805 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, vasinin değiştirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1985 doğumlu ..., Türk Medeni Kanununun 405. maddesi gereğince kısıtlanmış, babası 1940 doğumlu Abdurrahman'ın velayeti altında bırakılmıştır. Kısıtlının oğlu davacı, vasi(veli) olan babanın görevini yapmadığını, kötüye kullandığını belirterek vasinin(velinin) görevden alınmasını ve kendisinin vasi atanmasını istemiş, mahkemece Türk Medeni Kanununun 348. maddesi şartları oluştuğu gerekçesiyle dava kabul edilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 33. maddesi uyarınca olayları açıklamak taraflara hukuki niteleme hakime aittir. Türk Medeni Kanununun 335. maddesi uyarınca ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velayeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz. Hakim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velayeti altında kalırlar. Aynı kanunun 419/son maddesinde ise kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılır hükmü düzenlenmiştir. Açıklanan yasa hükümlerine göre kısıtlanıp, velayet altında bırakılmasına karar verilen çocuklar hakkındaki uyuşmazlıklarda "velayet" hükümleri uygulanır. Bu hükümleri uygulayacak görevli mahkeme ise 4787 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince Aile Mahkemesidir.
Dava dilekçesinin kapsamından davanın; velayetin kaldırılması ve davacının vasi atanmasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece velayetin kaldırılması talebi yönünden davanın ayrılması ve görevsizlik kararı verilmesi, vasi atanması talebi yönünden ise velayetin kaldırılması davasının bekletici sorun yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/10842, K. 2012/13805, 3 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama