KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/11141 E., 2012/11406 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
226 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, babalığın tespiti ile maddi ve manevi tazminat, birleşen davada ise iştirak nafakası istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili asıl davasında babalığın tespiti, davacı müvekkili bakımından maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuş, birleşen davada ise küçük "..." yönünden iştirak nafakasına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece asıl ve birleşen davalar yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.
1-T.M.K nun 301. maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne göre babalık davası, Cumhuriyet Savcısına ve Hazineye; dava ana tarafından açılmışsa kayyıma; kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edileceği hükme bağlanmıştır. Mahkemece yargılama sırasında yaşı küçük ... bakımından kayyım atanmak üzere nöbetçi sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunulmuş olduğuna göre bu konuda bir karar verilmeden ve atanacak kayyım huzuru ile dava görülmeden karar verilmiş olması,
2-Davacı dava dilekçesinde manevi tazminat isteminde de bulunmuştur. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun babalık davasına ilişkin hükümlerinin düzenlemesinde manevi tazminat isteneceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığından, bu konudaki talep açısından Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/11141, K. 2012/11406, 16 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama