KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/11161 E., 2012/11397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, 7.245 TL kurum zararının rücuen tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 22.02.2003 tarihine kadar Çay Ziraat Odası Başkanlığı görevinde bulunduğunu, bu dönemde Odaya ait resmi işlemleri zamanında yapmadığını, Odanın kayıtlarını düzenli tutmadığını, KDV, gelir vergisi vs. beyannameleri süresinde vermediğini, bu nedenle müvekkil Odaya ceza kesilmesine neden olduğunu ve 7.245 TL ceza ödemek zorunda kaldıklarını; davalının ihmali sonucu ödemek zorunda kaldıkları bu miktarı iade etmesi için ihbarda bulunulmasına rağmen bir ödemede bulunmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 7.245 TL vergi cezası zararının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalı, cevabında yasal süre içerisinde davanın reddini istemekle birlikte zamanaşımı defiinde de bulunmuştur. Memurların çalışmış oldukları kuruma vermiş oldukları zararlardan dolayı sorumluluklarının tespitinde Borçlar Kanunu'nun haksız fiille ilgili hükümleri uygulanmaktadır.
Borçlar Kanunu'nun 60. maddesine göre ise, zararın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl, her halükarda zararın oluştuğu tarihten itibaren ise on yıl geçmekle alacak zamanaşımına uğramaktadır. Somut olayda davalının eylemi ile zararın oluştuğu ve bunun davacı Oda tarafından ödendiğinde bir ihtilaf yoktur.
Ancak davalı Oda tarafından zararın ödenmesinden sonra bu zarar miktarının iadesi için ihtar çekildiği 31.03.2005 tarihi ile davanın açıldığı 07.04.2009 tarihleri arasında 1 yıllık süre geçtiği ve davalının da zamanaşımı defiini ileri sürdüğü dikkate alındığında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle davanın kabulü yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/11161, K. 2012/11397, 16 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama