KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/11771 E., 2012/13832 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın Hazine adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: 1-Taşınmaz tarım arazisi niteliğinde kabul edilerek ona göre değerlendirme yapan bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulmuş ise de; dava konusu taşınmazın niteliğinin tesbiti amacıyla herhangi bir inceleme yapılmamış, mücerret bilirkişilerin beyanına itibar edilmiştir.
Bakanlar Kurulunun Yargıtay'ca kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın, arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskûn olduğu için veya meskûn hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vs.) yararlanan ve meskûn yerler arasında yer alması gerekir.Taşınmaz belediye nazım imar planı içinde ise, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 17.04.1998 gün ve 1996/3-1998/1 Sayılı Kararı uyarınca,
bu plan kapsamına alındığı tarih ve plandaki konumu, altyapı hizmetlerinden yararlanma ve ulaşım olanakları, belediye merkezine uzaklığı, kullanım biçimi itibariyle iskan amacına yönelik yapılaşma olasılıkları da değerlendirilmek üzere araştırılmalıdır.
Bu hususlar belediye başkanlığından ve diğer ilgili merciilerden sorulup alınacak cevap yazılarına göre taşınmazın niteliği kesin olarak saptanmadan eksik inceleme ile tarım arazisi niteliğine göre değerlendirme yapan ek bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin 1. fıkrasının f bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir.
Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için aynı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 15. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca, kamulaştırma belgelerinin mahkemeye verildiği gün itibarıyla dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır.
Bu sebeple, münavebeye alınan ürünlerin değerlendirme tarihi olan 2009 yılı itibarıyla sulu şartlarda buğdayın ve samanın dekar başına ortalama verimi 370kg-400kg, domatesin dekar başına ortalama verimi 3500 kg olduğu halde; mahkemece hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda sırasıyla dekar başına ortalama verimin 340kg-350kg ve 3100kg alınması suretiyle düşük değer hesaplanmış olması,
3-Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna göre dava konusu taşınmazda bulunan mütemmim cüz niteliğindeki ağaç bedelleri hesaplanırken, bilirkişi tarafından toplam ağaç bedelinden enkaz bedeli düştüğü halde, mahkemece 2.kez toplam ağaç bedelinden enkaz bedelinin düşülmesi suretiyle düşük bedele hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/11771, K. 2012/13832, 3 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama