KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/1476 E., 2012/2259 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm bir kısım davalı vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11.maddesinin 1.fıkrasının (f) bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmazın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmazın değerini tespit etmelidir.
Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır.
Bilirkişi kurulunca değerlendirmeye esas alının ürünlerin 2003 yılına ait ortalama verim, üretim gideri ve satış fiyatına ilişkin verilerinin gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğünden getirtilip raporun denetlenmemesi,
2-Ülkemizde zeytin üretiminin en çok yapıldığı Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde dekarda zeytin veriminin genelde ortalama 400-550 kg civarında olduğu yıllardır Yargıtay’a gelen kamulaştırma dosyalarından bilinmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda zeytinde verimin 750 kg üzerinden değerlendirme
yapıldığı belirtilmiş ise de, ülke genelinde geçerli ortalama miktarın dikkate alınması ve böylece en fazla 550 kg verim miktarına göre hesaplama yapılıp bedel tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim koşulları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ile bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı v.b.) gözetildiğinde, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörelerdeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli biçimde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir etkenin bulunması durumu dışında) kapitalizasyon faiz oranı %5, kuru tarım arazilerinde ise %6 olarak alınmaktadır. Hal böyle iken, bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının %6 yerine %5 olarak kabulü,
4-Taşınmazın Taşucu Belediyesi mücavir alan sınırları içinde ve 1/25000'lik plan kapsamında bulunması, belediye hizmetlerinden kısmen yararlanıyor olması gibi özelliklerin tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın değerinde en çok %50 objektif artışa neden olabileceği düşünülmeden, %100 oranında objektif artış uygulayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hususlarda bilirkişi kurullarından ek rapor alınarak oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/1476, K. 2012/2259, 6 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama