KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/15203 E., 2013/1436 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu anataşınmazın bağımsız bölümünde oturan davalının ortak gider ve aidat borçlarını ödememesi sebebiyle hakkında yürütülen icra takibine itiraz edip takibi durdurduğunu ileri sürerek davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptalini, %40'tan aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiş, mahkemece davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesi "kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinin koruma, güçlendirme ve onarım giderleri ile diğer bütün giderlere ve ortak tesislerin işletme giderlerine, giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında katılmakla yükümlüdür.
Aynı Yasa'nın 22. maddesi; kat malikinin 20. madde uyarınca payına düşecek gider ve avans borcundan ve gecikme tazminatından, bağımsız bölümlerin birinde kira akdine, oturma hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlı bir şekilde faydalananlar da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını öngörmektedir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, davalıya ait cevap dilekçesi içeriğinden; dava konusu anataşınmazın 4 numaralı bağımsız bölümün davalının eşi olan ...'a ait olduğu ve davalının bu bağımsız bölümde oturduğu ve yöneticinin de Kat Mülkiyeti Yasasının 35. maddesinin "d" bendi gereğince aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşıldığına göre, mahkemece yukarıda değinilen hususlar dikkate alınarak tarafların tüm delilleri toplanıp oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/15203, K. 2013/1436, 11 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama