KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/15254 E., 2013/3101 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1-Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 11.maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (dava) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmektedir.
Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler ve uygulanacak kapitalizasyon faizi yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır. Mahallinde yapılan keşif sırasında bu yönde herhangi bir tespit yapılmamış, bilirkişi raporunda sulu arazilerde uygulanan ürün münavebesi ve sulu tarım arazilerindeki kapitalizasyon faizi esas alınarak değer biçilmiştir.
Bilirkişi raporunda belirtilen sulamanın taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığı, dereden sulanıyorsa bu suyun kendi doğal akışı ile mi yoksa özel bir pompalama ya da başka bir sistemle mi taşınmaza ulaştığı, yapılan sulamanın başkasının taşınmazındaki bir kuyudan yapılıyor olması durumunda bu sulamanın daimi ve geçerli kabul edilebilmesi için kaynak üzerinde dava konusu taşınmaz lehine bir mükellefiyet kurulmuş olması gerektiğinden bu hususun varlığı ve suyun yeterliliği vb. gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde araştırma yapılarak belirlenmeden,
pompajla sulama varsa bunun için yapılacak giderlerin de üretim masraflarına ilave edilmesi gerektiği düşünülmeden düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna dayalı hüküm kurulması,
2-Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, bir yılda çift ürün alınabilen yörelerde dahi bu ürünlerin hazırlık ve yetişme süreleri dikkate alındığında bir yılı aşan süre gerektiği de gözönünde bulundurularak, genellikle iki yılda üç ürün esası uygulanmak suretiyle değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu yön dikkate alınmadan hükme esas alınan raporda 6 yılda 9 ürün (buğday, marul, mısır, karpuz, soya, pamuk) münavebesi üzerinden değerlendirme yapılması,
Kabule göre de;
3-Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen ... Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü verilerinin esas alınması gerekirken, 2011 yılı ... Köyü verilerini esas alan,
4-Dosyada bulunan gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğünün 15.05.2012 tarihli yazısında 2011 yılında buğday samanı üretim giderinin olmadığı bildirildiği halde, buğdayın brüt gelirinden 40,36 TL üretim gideri düşen,
Bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece bozma nedeni doğrultusunda, gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğünden dava tarihi itibari ile münavebeye esas veri cetveli de getirtilerek gerekirse yerinde yeniden keşif yapılıp hakimin gözlemi de tutanağa geçirilmek suretiyle taşınmazın sulu ya da kuru tarım arazisi niteliği açıkça ve denetime olanak verecek biçimde araştırılıp saptanmalı, susuz olduğunun belirlenmesi halinde buna uygun ürün münavebesi ile kapitalizasyon faizini %6 oranında almak suretiyle ve münavebeye buğdayın alınması halinde buğday samanından üretim gideri düşülmeden dairemizin yerleşik içtihatlarında belirtildiği şekilde 2 yılda 3 ürün münavebesi ile değer belirleyen ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/15254, K. 2013/3101, 5 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama