KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/1777 E., 2012/2517 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan 12.741,09 TL alacağın sarf tarihinden itibaren faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'in velisi olduğu ...'in Deniz Lisesi öğrencisi iken ilişiğinin kesildiğini, davalıya eğitimi boyunca 13.106,09 TL masraf yapıldığını, davalının borca mahsuben 365,00 TL ödeme yaptığını, bakiye 12.741,09 TL'nin sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ve ödenen 365,00 TL'nin ise sarf tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş yasal faizinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş;
alınan bilirkişi raporunda davalıların 30 Haziran 2010 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunan 6000 sayılı “Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile yapılan değişiklik çerçevesinde personel ve amortisman giderleri düşülmek suretiyle borcu belirlenmiş ve mahkemece bu rapor doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davalıların borcu yargılama sırasında yürürlüğe giren yasa hükümlerine göre yeniden belirlendiğinden; taraf vekilleri yararına hükmedilecek vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin dava tarihindeki haklılık miktarlarına göre belirlenmesi gerekir. Bu sebeple; mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6000 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yürürlüğe girmemiş olsaydı davaya konu asıl alacağın red ve kabul edilecek miktarları bilirkişiye hesap ettirilip bu miktarlar üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren taraflar yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/1777, K. 2012/2517, 12 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama