KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/3001 E., 2012/4973 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, nüfus kaydının düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Nüfus Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, dava dilekçesinde, nüfus kaydında çocukları olarak görünen Nuri, Emine, Hüsne ve Fatma'nın kendi çocukları olmayıp eşi ...'ın gayriresmi ilişki yaşadığı Makbule'den doğduklarını bildirerek adı geçen çocukların Cemile olan anne adının iptali ile gerçek anneleri olan Makbule Kavraz olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulü ile anneleri (halk arasında Makbule denen kişinin nüfustaki adının Hamide olduğu anlaşıldığından) ... olarak düzeltilmiştir.
Dava, gerçek durumu göstermeyen nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir. Kayıt düzeltme davaları kamu düzeni ile yakından ilgili bulunduğundan, hakim, mevcut kayıtlardaki bilgiler ve istemle bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma ile elde edeceği bulgular gözetilerek kayıtlarla çelişki yaratmayacak şekilde karar vermek zorundadır.
Buna göre;
1-Nüfus kaydının istem gibi düzeltilmesi durumunda anne olduğuna karar verilen ölü ...'ın mirasçılarının hukuku etkileneceğinden ...'ın mirasçılarının davaya dahil edilmemesi,
2-Somut olayda taraflar ve tanıklar beyanı ile kolluk tarafından tutulan tutanak ile yetinilmeyip iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılıp, alınacak raporun da gözetilerek karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
3-Anne olduğuna karar verilen ...'ın 11.11.1960 tarihinde öldüğü, çocukları olduğuna karar verilen Hüsne'nin 01.01.1961, Fatma'nın 01.01.1963 doğumlu olduğu, bir kimsenin ölümünden sonra sağ çocuklar doğurmasının yaşamın olağan akışı ile bağdaşmayacağı gerçeği karşısında, gerekirse yanlış olan doğum ya da ölüm tarihinin düzeltilmesi konusunda taraflara süre verilmesi ve oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
2012/3001- 4973
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/3001, K. 2012/4973, 3 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama