KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/3363 E., 2012/3869 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
... Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/6 sayılı davanamesinde, ...'ın nüfus kayıtlarında "... ve ..." olan baba ve anne adlarının "... ve ..." olarak değiştirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm vasi ... tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davada, taraf olmayan ... adlı bir avukatın ihbarı üzerine ... C.Başsavcılığının 02.07.2009 gün 2009/6 sayılı davanamesi ile nüfusta davalılar ... ve ... çocuğu olarak kayıtlı bulunan ...’ın bu kaydının iptali ile gerçek anne ve babası olduğu iddia edilen ... ile ... çocuğu olarak nüfusa tescili istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36.maddesinin 1/a bendine göre, nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları düzeltmeyi isteyen şahıslar ile, ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır.
Yasanın bu hükmünden de anlaşılacağı gibi nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davasının Cumhuriyet Savcısı tarafından açılabilmesi için yasada öngörülen koşulların bulunması gerekir. Somut olayda, ilgili resmi dairenin gösterdiği bir lüzum bulunmamaktadır. Dava ile herhangi bir ilgisi olmayan ... adlı bir avukatın bir tapu iptal tescil davasının görülmesi sırasında Cumhuriyet Savcılığına verdiği dilekçe üzerine davaname düzenlenerek bu dava açılmıştır.
Böyle bir davayı açma hak ve yetkisi doğrudan doğruya yanlış yazılım nedeni ile hukukları etkilenecek olan kişilere aittir. Bunlar, diğer vatandaşlar gibi harç vb. yükümlülüklerini yerine getirerek böyle bir davayı gerek gördükleri takdirde her zaman açabilirler. Mahkemece açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/3363, K. 2012/3869, 12 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama