KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/3880 E., 2012/6573 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, tazminat istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı 01.05.1978 doğumlu olup, yaş küçüklüğü nedeniyle kısıtlanmış, 30.10.1986 tarihinde davalı kendisine vasi olarak atanmıştır. Davacı kendisine sosyal güvenlik kurumunca bağlanan aylığın vasi tarafından alındığını, kendisine harcanmadığını, vasinin defter tutmadığını kesin hesap vermediğini belirterek tazminat istemiştir.
Küçük üzerindeki vesayet onun ergin olması ile kendiliğinden sona ermiş ise de; vasinin sorumluluğu vesayet makamınca görevinin sona erdiğine karar verilinceye kadar devam eder. 743 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 433 ve devamı maddeleri uyarınca görevi sona eren vasi, yönetimle ilgili son raporu ve kesin hesabı sulh mahkemesine vermekle yükümlü olduğu gibi; malvarlığını vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye teslim edilmek üzere hazır bulundurmak zorundadır.
Son rapor ve kesin hesap belli zamanlarda verilen rapor ve hesaplar gibi sulh mahkemesi tarafından incelenir ve onaylanır. Son rapor ve kesin hesap onaylandıktan ve malvarlığı vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye teslim edildikten sonra, sulh mahkemesi vasinin görevinin sona erdiğine karar verir.
Sulh mahkemesi, son rapor ve kesin hesabın onaylanması veya reddi konusundaki kararı ile birlikte kesin hesabı vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye, tazminat davası açma hakları buluduğunu da belirtmek suretiyle tebliğ eder. Bu tebliğde vasinin görevine son verildiği de belirtilir.
Mahkemece sulh mahkemesi tarafından yukarıda belirtilen yasa hükümleri gereğinin yerine getirilmesi beklenmeden hüküm kurulması doğru olmadığı gibi; hükme esas alınan bilirkişi raporu da hatalıdır. Bilirkişi davacının, vasinin sorumluluğunu gerektiren gelirini dava tarihi itibariyle 1.306,60 TL olarak hesaplamış, buna karşın vasinin davacının geliri ile aldığı ve davacıya 19.07.2001 tarihli tutanakla teslim ettiği döviz ve ziynetin ise 5.260,23 TL olduğunu açıklamıştır.
Buna göre teslim edilen miktar davacıya verilmesi gereken miktardan fazla olduğu gibi ayrıca nedeni anlaşılamayan şekilde teslim tarihinden dava tarihine kadar faiz de hesaplanmıştır. Yine davacıya ait gelirle 450 ada 140 parselde bulunan meskenin alınıp davacıya temlik edildiği de anlaşılmaktadır.
Açıklanan hususlar, davacıya alınan mesken ve vasinin alması gereken ücrette dikkate alınmadan, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/3880, K. 2012/6573, 31 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama