KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/4432 E., 2012/5370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Kamulaştırma Yasası'nın 4650 sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (dava) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır.
Mahallinde yapılan keşif sırasında bu yönde herhangi bir tespit yapılmamış olduğu halde, bilirkişi kurulu raporunda gerekçe gösterilmeden sulu tarım arazilerindeki ürünler münavebeye alınarak değer biçilmiştir.
Sulama kaynağının ne olduğu açıkça gösterilmeden (taşınmazın üzerindeki bir su kaynağından veya yakınındaki bir dereden sulanıp sulanmadığı), sulamanın taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığı, dereden sulanıyorsa bu suyun kendi doğal akışı ile mi yoksa özel bir pompalama ya da başka bir sistemle mi taşınmaza ulaştığı, yeraltı suyundan hangi sistemle yararlanıldığı hususları ayrıntılı bir biçimde araştırma yapılarak belirlenmeden, pompajla sulama varsa bunun için yapılacak giderlerin de üretim masraflarına ilave edilmesi gerektiği düşünülmeden ayrıca hükme esas alınan raporda taşınmazın kısmen kendi bünyesinden,
kısmen de komşu parselden çıkan yer altı suyu ile sulanabilmesi sebep olarak gösterilmiş ise de taşınmazın tamamen kendi bünyesindeki suyun sulama için yeterli olup olmadığı gözetilmeksizin taşınmazın sulanabilir arazi olarak kabul edilmesi ve bu yönde düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna dayalı hüküm kurulması,
2012/4432-5370 2-Dava konusu taşınmazın sulu olduğunun kabulünde dahi dosya içerisinde bulunan gıda, tarım ve hayvancılık il müdürlüğünden getirtilen 2010 yılına ait veriler gözetilmeksizin bilirkişi kurulunca münavebeye alınan buğday, şeker pancarı, ayçiçeği ve patates için sulu şartlarda dekar başı ortalama verim, kilogram başına toptan satış fiyatı ve dekar başına üretim giderinin yüksek miktarlarda hesaplanması suretiyle fazla değerin tespit edilmesi,
3-Taşınmazın Kocasinan İlçesinin mahallesi olması, kamu ve belediye hizmetlerinin tamamından yararlanması, şehir merkezine, karayollarına, demiryollarına, ürün toplama merkezlerine yakın olması gibi nedenler tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın değerinde en çok %20 objektif artışa neden olabileceği düşünülmeden %35 oranında objektif artış uygulayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
4-Dava konusu taşınmaz 9560 m² olup bunun 4192,80 m²'si kamulaştırılmış geriye 875,96 m² ve 4492,24 m² olmak üzere iki parça halinde yer kalmıştır. Artan kesimlerin küçük parçasında bir değer kaybı olacaksa da, 4492,24 m²'lik büyük kesimde geometrik şekli, yüzölçümü ve tarımsal bütünlüğü birlikte değerlendirildiğinde bir değer kaybı olmayacağı düşünülmeden, artan kesimin tamamı için %5 oranında değer kaybına hükmedilmiş olması,
5-Dava konusu taşınmazın 4192,80 m²'si kamulaştırıldığı halde hükümde 4192,82 m²'sinin tapusunun iptali ile tesciline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/4432, K. 2012/5370, 10 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama