KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/9008 E., 2012/10005 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, 02.08.2009 ve 15.08.2009 tarihli toplu yapı temsilcilerinin yaptığı toplantının iptali, iptal edilmediği takdirde ...'in yönetici seçilmesinin iptali istenilmiştir. Mahkemece davacı ...'nın aktif husumet ehliyeti bulunmadığından bu davacı yönünden davanın reddine, diğer davacıların davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, birden çok parsel üzerinde kurulu bulunan sitede, site üst yönetimi tarafından 02.08.2009 ve 15.08.2009 tarihlerinde alınan kat malikleri kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerle, tapu kayıtlarının incelenmesinde; davaya konu sitenin birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğu ve Kat Mülkiyeti Yasası'nda değişiklik yapılmasına ilişkin 5711 Sayılı Kanunun 22. maddesi ile Kat Mülkiyeti Yasası'nın 66 ve devamı maddelerinde düzenlenen Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler uyarınca sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlıkta kat mülkiyeti hükümlerinin değil, genel hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Buna göre görev hususu da genel hükümler uyarınca belirlenmelidir.
Hukuki uyuşmazlıklarda asliye hukuk mahkemelerinin görevi asıl, sulh hukuk mahkemesinin görevi ise istisnadır. Özel bir kanun hükmü ile açıkça sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen bütün dava ve işler asliye hukuk mahkemesinde görülür. Bu nedenle mahkemece, genel hükümlere göre asıl görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/9008, K. 2012/10005, 24 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama