KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/9151 E., 2012/10522 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Dava ve ıslah dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan 10.642,24 TL alacağın davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın davalı ... yönünden kabulüne, ... yönünden reddine, ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1- Davalı ...'nün temyizi yönünden;
Temyize konu miktar 1.690 TL'yi geçmemektedir.
HUMK'nun 5219 Sayılı Yasa ile değişik 427. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca miktar veya değeri 1.690 TL'yi geçmeyen kararlar kesin olduğundan miktar yönünden temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2- Davalı ...'nün temyizi yönünden;
Mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporunda davalının süresi içerisinde 5535 Sayılı Yasadan yararlanmak için müracaatın olmadığı belirtilerek 5535 Sayılı Yasa hükümleri dikkate alınmaksızın davalının kalan faiz borcu belirlenmiş ve mahkemece bu rapor doğrultusunda davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalılar hakkında uygulanması gereken 5535 Sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin Yasa'nın 2. maddesiyle 2547 Sayılı Yüksek Öğretim Yasasına Eklenen Geçici 53. maddesinin dördüncü fıkrasının üçüncü cümlesinde, üniversiteye veya başka bir kamu kurumuna dönmek istemeyenlerden mecburi hizmet karşılığı olarak,
hizmetleri karşılığında aldıkları yurtiçi maaşların istenemeyeceği, yedinci fıkrasında ise, bu madde kapsamına girdiği halde müracaat etmemeleri veya Devlet Memurları Yasasının 48. maddesinde belirtilen genel şartları taşımadıkları için atanamamaları nedeniyle mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeyenlerin yükümlü tutulacakları tutar, imzaladıkları yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi hükümleri dikkate alınmaksızın ve ilgililere ödeme yapma sonucu doğurmaksızın, kendilerine döviz olarak yapılmış olan her türlü masraflar için;
(a) bendinde bunlardan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 34. maddesinin yürürlüğe girdiği 05/08/1996 tarihinden sonra yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi alınanlar hakkında, anılan maddenin ikinci fıkrası hükümlerine göre bu Kanunun yayımı tarihinden önceki süreler için faiz uygulanmaksızın hesaplama yapılır.
(b) bendinde 05/08/1996 tarihinden önce yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi alınanlar hakkında, ilgili adına fiilen ödemenin yapıldığı tarihteki T.C. Merkez Bankasınca tespit ve ilân edilen efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek bulunacak tutar ile bu tutara sarf tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen süre için 01/01/2006 tarihinden geçerli olmak üzere tespit ve ilân edilen kanunî faiz işletilerek hesaplama yapılır.
Ancak, bu hükümlere göre hesaplama yapılması sonucunda borçlunun aleyhine bir durum ortaya çıkması halinde (a) bendi hükümleri uygulanır. Hesaplanan borç miktarı, ilgilinin durumu ve ödettirilecek meblağ dikkate alınarak azamî beş yıla kadar taksitlendirilebilir. Bunların daha önce ödemiş oldukları tutar ile mecburi hizmetlerinde değerlendirilen sürelere isabet eden tutar, anılan madde uyarınca belirlenecek tutardan düşülür” hükmü yer almaktadır.
Bu durumda mahkemece, davalı tarafça yapılan tüm ödemelere ilişkin bilgi ve belgeler de dosya içerisine getirtildikten sonra, yukarıda sözü edilen yasa hükümleri çerçevesinde davalı tarafın davacıya olan borcu belirlenip hüküm altına alınması gerekirken 5535 Sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin Yasa hükümleri dikkate alınmadan davalının borcunu belirleyen bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/9151, K. 2012/10522, 2 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama