KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/9398 E., 2012/9485 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili dava dilekçesinde, menfi tespit ve ödenen meblağın istirdadına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu anataşınmazın teras çatısından sızan suların alt katlara zarar vermesi sonucu davalı tarafından teras kata çatı yapıldığını, bunun masrafının müvekkillerinden alındığını, daha sonra yapılan bu işlerin projeye uygun olmaması nedeni ile belediye tarafından davalıya ceza kesildiğini, müvekkillerinin çatı yapımı nedeni ile ortaya çıkan masrafı ve bu nedenle kesilen cezanın bir kısmını ödemek mecburiyetinde kaldığını ileri sürerek bu paranın geri alınmasını, birleşen davalarda da aynı şekilde davacıların davalarının kabulünü, borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece bu sebeplerden dolayı davacıların borçlu olmadıklarının tespitine ve ödenen paraların istirdadına karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davalıların, dava konusu anataşınmazın üst katında oturdukları ve ana yapının, onaylı mimari projeye göre üzerinde çatı bulunmadığı, su sızıntısının kesilmesi için oturtma çatı yapıldığı ve bunun için davacı ile davalılar arasında 13.01.2010 tarihli belgenin düzenlendiği, bu belge ile davacıların davalılara çatı yapılması hususunda muvafakat verdiklerinin iddia edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece sözü edilen bu belge içeriği incelenip irdelenerek davacıların davalı tarafa böyle bir izin ve muvafakat verdiklerinin anlaşılması halinde davacıların istirdat taleplerinin reddine ve çatı yapımı sebebiyle belediye tarafından apartmana verilen cezadan bu kişilerin de Kat Mülkiyeti Kanununun 20. maddesi uyarınca sorumlu tutulmaları gerektiğine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/9398, K. 2012/9485, 17 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama