KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/9828 E., 2012/9501 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
500 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 11.maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmaz malın dava tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır.
Mahallinde yapılan keşif sırasında bu yönde herhangi bir tespit yapılmamış, bilirkişi kurulu raporunda sulanabilir tarım arazisi olduğunun belirtilmesiyle yetinilmiş, sulu tarım arazilerindeki ürünler münavebeye alınarak buna göre değer biçilmiştir.
Sulama kaynağının ne olduğu açıkça gösterilmeden (taşınmazın üzerindeki bir su kaynağından veya yakınındaki bir dereden sulanıp sulanmadığı), sulamanın taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığı, dereden sulanıyorsa bu suyun kendi doğal akışı ile mi yoksa özel bir pompalama ya da başka bir sistemle mi taşınmaza ulaştığı, yeraltı suyundan yararlanılıp yararlanılmadığı,
yararlanılıyor ise hangi sistemle yararlanıldığı hususlarında ayrıntılı bir biçimde araştırma yapılarak belirlenmeden, pompajla sulama varsa bunun için yapılacak giderlerin de üretim masraflarına ilave edilmesi gerektiği düşünülmeden düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna dayalı hüküm kurulması,
2-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasayla değişik 15. maddesinin son fıkrası uyarınca bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün (dava tarihi) esas tutulur.
Buna göre tarım arazisi olan dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihindeki (2011 yılı) mevki ve şartlarına (kuru ya da sulu arazi niteliğine) göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirinin tespitinde, münavebeye alınacak ürünlerin 2011 yılına ilişkin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg başına toptan satış fiyatlarının esas alınması gerekir.
Kural böyle iken, bilirkişilerce düzenlenen raporda, 2010 üretim sezonu verilerinin alınması ve bu verilere ÜFE oranının uygulanması suretiyle hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Ancak; mahkemenin karar tarihi dikkate alındığında, 2011 yılı resmi verilerinin belirlenmiş olması karşısında, buğday, saman ve kuru fasulyenin sözü edilen yıla ilişkin veri cetvellerinin gıda, tarım ve hayvancılık il müdürlüğünden getirtilmesinden sonra, bu verilere göre kamulaştırma bedelinin tespiti için bilirkişi kurulundan ek rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Dava konusu taşınmazın tapu kaydında mevcut olan haciz şerhinin hükmedilen kamulaştırma bedeline yansıtılmaması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak, gerekirse yerinde yeniden keşif yapılıp hakimin gözlemi de tutanağa geçirilmek suretiyle taşınmazın sulu ya da kuru tarım arazisi niteliği açıkça ve denetime olanak verecek biçimde araştırılıp saptanmalı, susuz olduğunun belirlenmesi halinde bilirkişi kurulundan kuru tarım arazilerinde münavebeye alınacak ürünlere ilişkin ortalama verilere göre değerlendirme yapıp kapitalizasyon faizini %6 oranında almak suretiyle ve bozmanın 2. bendine göre değer belirleyen ek rapor alınmalı, kazanılmış haklar da gözetilerek oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/9828, K. 2012/9501, 17 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama