KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/11318 E., 2013/13011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
506 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve irtifak alanının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1-Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmaz malın dava tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır.
Dosya arasında bulunan kıymet takdir raporunda dava konusu taşınmazın kuru tarla olduğu belirtilmiş, ancak mahallinde yapılan keşif sırasında bu yönde herhangi bir tespit yapılmamış, bilirkişi kurulu raporunda sulanabilir tarım arazisi olduğunun belirtilmesiyle yetinilmiş, sulu tarım arazilerindeki ürünler münavebeye alınarak buna göre değer biçilmiştir.
Sulama kaynağının ne olduğu açıkça gösterilmeden (taşınmazın üzerindeki bir su kaynağından veya yakınındaki bir dereden sulanıp sulanmadığı), sulamanın taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığı, dereden sulanıyorsa bu suyun kendi doğal akışı ile mi yoksa özel bir pompalama ya da başka bir sistemle mi taşınmaza ulaştığı, yeraltı suyundan yararlanılıp yararlanılmadığı, yararlanılıyor ise hangi sistemle yararlanıldığı hususlarında ayrıntılı bir biçimde araştırma yapılarak belirlenmeden, düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna dayalı hüküm kurulması,
2-Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, özel bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede, münavebeye alınacak ürünler için dava tarihi itibariyle o yer il gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğünün dekar başına ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin verilerinin esas alınması gerekir. Buna göre dava konusu taşınmazın (sulu-kuru arazi) niteliği tesbit edildikten sonra dava konusu taşınmazın değerlendirilmesinde münavebeye alınan ürünlere ait dava tarihi olan 2012 yılı gıda, tarım ve hayvancılık il müdürlüğü verilerinin esas alınması gerekirken, 2010 yılı verilerine göre bedel belirlenmesi,
Kabule göre de;
3-Kamulaştırma Yasasının kıymet takdiri esaslarını düzenleyen 11. maddesi birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca arazilerde olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre değer biçilmesi gerekir. Dava konusu taşınmaz kapama bağ olarak değerlendirildiğine göre, bu şekilde yapılan değerlendirme ile kamulaştırılan yerin tamamından uygun teknikle normal olarak sağlanabilecek gelir dikkate alınacağına göre taşınmazın üzerinde bulunan başka unsurların gelirinin artık zemin değerine bir katkısı söz konusu edilemez. Başka bir deyişle bu ağaçlar dışındaki badem ve zeytin ağaçlarının değeri de kapama bağ olarak bulunan bedelin kapsamında kalmaktadır. Tüm bu hususlar gözetilmeden düzenlenen raporlara itibar edilerek kamulaştırılan taşınmaz mala değer biçilmesi,
4-Mahkemece bankaya bloke edilen kamulaştırma bedelinin bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş mevduat faiziyle davalıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, işlemiş faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/11318, K. 2013/13011, 7 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama