KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/11373 E., 2013/15975 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, babalığın tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, ... Atalan ile evlilik dışı beraberliklerinden 03.11.2000 doğumlu Simge ve 13.11.2001 doğumlu ...'in doğduğunu, ...'un 12.02.2010 tarihinde öldüğünü belirterek babalığın tespitini istemiş, mahkemece hak düşürücü süre nedeniyle dava reddedilmiştir.
1-Türk Medeni Kanunu'nun 301. maddesi uyarınca, çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilirler. Dava babaya, ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. 342. maddesinde ise ana ve babanın velayetleri çerçevesinde çocuklarının yasal temsilcileri olduğu düzenlenmiştir. Ana açtığı davada, evlilik dışı ilişkisinden doğan çocuklarının babasının belirlenmesini, ... ile çocuklar arasında soybağının hükümle kurulmasını istediğine göre, davanın çocuklar adına ve onları temsilen de açıldığının kabulü gerekir.
Türk Medeni Kanunu'nun 337.maddesi uyarınca, evlilik dışı ilişkiden doğan çocuğun velayeti anaya ait ise de, kanun koyucu, babalık davasında ananın her zaman çocuğun yararına davranmayacağı ilkesinden hareket ederek aynı Yasanın 301/3 ve 426/2. maddesinde küçük için kayyım tayin edilmesini ve davanın Cumhuriyet Savcısı ile Hazineye; ana tarafından açılmışsa kayyıma, kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbarını öngörmüştür.
Böylece yargılamada ana ve babanın çocuk aleyhinde birleşmeleri ve onun zararına bir durumun doğumu önlenmek istenmiştir. Aynı Yasanın 303/2. maddesinde ''Çocuğa doğumdan sonra kayyım atanmışsa, çocuk hakkında bir yıllık süre, atamanın kayyıma tebliği tarihinde; hiç kayyım atanmamışsa çocuğun ergin olduğu tarihte işlemeye başlar.'' hükmü hakkındaki Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, mahkemenin karar tarihinden sonra 07.02.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Mahkemece, açıklanan yasa hükümleri uyarınca Hazineye davanın ihbarının sağlanması, çocuklara kayyım atanarak davaya katılmasına imkan verilmesi, daha önce kayyım atanmadığından çocuklar yönünden hak düşürücü sürenin geçmediğinin ve Nüfus Müdürlüğüne husumetin düşmeyeceğinden yapılan ihbarın yasaya aykırı olduğu da dikkate alınarak DNA incelemesi de yapılmak suretiyle deliller değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddedilmesi,
2-Türk Medeni Kanunu'nun 303/4. maddesinde ise ''Bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir.'' hükmü düzenlenmiştir. Mahkemece, yargılama sırasında davacının Türk Medeni Kanunu'nun 303/4. maddesi uyarınca gecikmeyi haklı kılan delilleri için süre verilmeden yargılamaya devamla eksik inceleme sonucu hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/11373, K. 2013/15975, 21 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama