KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/12572 E., 2013/14801 K.·Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2013
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Asıl dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan 70.449,83 ABD doları ve 54.523,70 TL borcun 35.507,20 ABD doları ve 54.523,70 TL'sinden borçlu olmadığının tespiti, birleşen dava dilekçesinde ise, eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan 70.449,83 ABD doları ve 54.523,70 TL alacağın sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, baş hesap uzmanı olarak görevli iken lisansüstü eğitim için Amerika Birleşik Devletleri'ne gönderildiğini, ancak 15.05.2007 tarihinde istifa ederek görevinden ayrıldığını, bu nedenle idare tarafından davacı adına tahakkuk ettirilen 70.449,83 ABD doları ve 54.523,70 TL borcun 35.507,20 ABD doları ve 54.523,70 TL'sinden davacının borçlu olmadığının tespitini istemiş;
birleşen davada ise davacı vekili dava dilekçesinde, ABD'ne lisansüstü eğitim için gönderilen davalı ...'in mecburi hizmet süresini doldurmadan istifa ederek taahhüdünü ihlal etmesi nedeniyle 70.449,83 ABD doları ve 54.523,70 TL alacağın sarf tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, mahkemece alınan 09.10.2012 tarihli ek bilirkişi raporu doğrultusunda asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin, özellikle davacı karşı davalı ... tarafından verilen 27.02.2006 tarihli yüklenme senedinin incelenmesinde; yükümlünün, yurt dışında bulunduğu sürenin iki misli kadar müddetle mecburi hizmet yapmayı taahhüt ettiği ve ihlali halinde “... eksik kalan mecburi hizmet süremle orantılı olarak ... yurt dışına gönderilmem nedeniyle, yurt içi aylığı da dahil olmak üzere aylık, ücret, aidat, zam, tazminat, ödenek tayin bedeli gibi adlar altında tarafıma yapılan her türlü ödemeler ile yol ve ikamet giderlerini ve bu hususlara
ilave olarak şahsım adına programım içinde veya dışında her ne sebeple ve şartla olursa olsun sarf edilen meblağı, fiilen döviz cinsinden yapılmış olanları aynı döviz cinsinden ve kanuni faiziyle birlikte, fiili geri ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru uygulanmak suretiyle bulunacak karşılığını YTL olarak; YTL olarak yapılmış olanları ise gönderildiğim ilgili kanun hükmünün öngördüğü gibi % 50 fazlasıyla kanuni faiziyle birlikte YTL olarak ... protesto keşidesine ve hüküm istihsaline hacet kalmaksızın nakten ve defaten .... Maliye Bakanlığı’na ödeyeceğimi…. taahhüt ederim” ödeyeceğimi kabul ve taahhüt ederim” şeklinde yükümlülük altına girdiği anlaşılmıştır.
Davacı ... karşı davalılar sözü edilen bu taahhüt senedinin hata, hile veya zorla kendilerine imzalatıldığını ileri sürmemişlerdir. Davacı ... karşı davalıların serbest iradesi ile davacı idareye böyle bir yüklenme senedi vermesini yasaklayan yasal bir düzenleme olmadığı gibi, yükümlü yurt dışına kendi iradesi dışında da gönderilmiş değildir. O halde bu taahhütname ve kefaletname davalıları bağlar niteliktedir.
Davacı karşı davalı ... mecburi hizmet süresini tamamlamadan istifa etmiş olması nedeniyle taahhüdünü ihlal etmiş, asıl davada davacı kendisine ödenen harcırahlar ve yurt içi aylıklardan dolayı borçlu olmadığının tespitini; birleşen davada ise davacı kurum, taahhüt kapsamında yapılan harcamaların tahsilini istemektedir.
Ortada taahhütnameyi geçersiz kılan bir durum olmadığına göre, taahhütname ve kefaletname kapsamı doğrultusunda davalıya TL ve döviz cinsinden yapılan tüm masraflar ile davalının tamamlamak zorunda olduğu mecburi hizmet süresi ve buna karşılık gelen borcu bilirkişiye hesap ettirilip oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece yerinde olmayan gerekçelerle davacının ve karşı davalıların yurt içi aylıklardan ve ödenen harcırahlardan sorumlu olmayacağı düşüncesiyle,
bu masraflar düşülerek yapılan diğer masraflar üzerinden kalan mecburi hizmetine karşılık gelen borcu hesap eden bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/12572, K. 2013/14801, 5 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama