KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/13168 E., 2013/17256 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1-Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (dava) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır.
Mahallinde yapılan keşifler sırasında bu yönde herhangi bir tespit yapılmamış olduğu halde, hükme esas alınan raporda bilirkişi kurulunca sadece taşınmazın yakınında DSİ su kanalı olduğu ve sulu tarım arazisi olduğu belirtilerek bağ vasfı ile sulu-kuru ayrımı olmayan veriler kullanılarak buna göre değer biçilmiştir.
Sulama kaynağının ne olduğu açıkça gösterilmeden (taşınmazın üzerindeki bir su kaynağından veya yakınındaki bir dereden sulanıp sulanmadığı), kaynaktan alınan suyun taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığı,
dereden sulanıyorsa bu suyun kendi doğal akışı ile mi yoksa özel bir pompalama ya da başka bir sistemle mi taşınmaza ulaştığı, yeraltı suyundan hangi sistemle yararlanıldığı hususları ayrıntılı bir biçimde araştırma yapılarak belirlenmeden, pompajla sulama varsa bunun için yapılacak giderlerin de üretim masraflarına ilave edilmesi gerektiği düşünülmeden çelişkili düzenlenen ikinci bilirkişi kurulu raporuna dayalı hüküm kurulması,
2-Bilirkişilerce, değerlendirmeye alınan bağ vasfına dair 2011 yılı kuru-sulu ayrımı olmayan veriler dikkate alınarak değer tespitinin yapılması,
3-Dava konusu taşınmazın Akbez belde merkezine yaklaşık 1,5 km mesafede olması, yola cephesinin olması ve beldenin gelişme istikametinde olması nedeniyle taşınmazın değerinde en fazla %30 oranında objektif değer artışına neden olabileceği düşünülmeden, %100 oranında objektif değer artışı uygulayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda gerektiğinde yerinde yeniden keşif yapılıp hakimin gözlemi de tutanağa geçirilmek suretiyle taşınmazın yukarıda belirtilen özelliklere (kuru-sulu) sahip olup olmadığı da belirlendikten ve gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğünden değerlendirme tarihi olan 2011 yılı kuru-sulu şartlara göre bilirkişilerce değerlendirmeye alınan bağ'a ilişkin ortalama verim, fiyat ve üretim giderlerine dair veriler de getirtildikten sonra bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/13168, K. 2013/17256, 5 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama