KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/13780 E., 2013/16027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, vasi atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; küçük ...’ün vesayet altına alınarak kendisinin vasi olarak atanmasını istemiş, mahkemece küçük ...’nin babasının sağ olduğu ve velayet nez edilmedikçe vasi atanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 336/3. fıkrasında; velâyetin, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuğun kendisine bırakılan tarafa ait olacağı; 404/1. fıkrasında ise; velâyet altında bulunmayan her küçüğün vesayet altına alınacağı düzenlenmiştir.
Dosya içindeki davacı tarafça sunulan fotokopi, bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava dışı ... (...) ile ...’ün evliliğinden 02.01.2006 tarihinde küçük ...’ün doğduğu, tarafların Alaşehir 1.Asliye (Hukuk) Mahkemesinin 2006/117 E.-360 K. sayılı ilamıyla boşandıkları, küçük ...’nin velayetinin annesi Fazilet’e verildiği, ancak ...’ın 14.05.2012 tarihinde vefat ettiği, küçük ...’nin ise şu an çocuk yetiştirme yurdunda kaldığı anlaşılmaktadır.
Boşanma sonucunda velayet kendisine verilmiş olan tarafın (annenin) ölümü nedeniyle, velayet kendiliğinden diğer tarafa (babaya) geçmez. Türk Medeni Yasası’nın 404/1. maddesi gereğince velayet altında bulunmayan her küçüğün vesayet altına alınması zorunludur. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, tüm kanıtlar toplanıp iddiaların doğruluğu yöntemince denetlendikten sonra dava tarihi itibariyle velayet altında bulunmayan küçük ...’e vasi tayini ile ilgili bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/13780, K. 2013/16027, 21 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama