KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/14773 E., 2013/17110 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca bilirkişi kurulu; arazi niteliğindeki taşınmazın, kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği ve bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurlar ile her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak bedelini tespit etmelidir.
Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise, özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede, münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır.
Bu itibarla;
Dairemizce incelenen ve 2012/5453-6794 sayılı ilam ile bozulmasına karar verilen ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/301E.-2011/403K. sayılı dosyaya getirtilen gıda, tarım ve hayvancılık il müdürlüğü verilerine göre eldeki dosyada bilirkişi kurulunca münavebeye alınan ürünlerin dekara ortalama verimleri buğdayın 600 kg, şekerpancarının 5250 kg, ayçiçeğinin 300 kg ve domatesin 5000kg olarak bildirildiği halde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sırasıyla buğdayın 580 kg, şekerpancarının 5500 kg, ayçiçeğinin 350 kg ve domatesin 5800 kg alınmak suretiyle değerlendirilmiş olması,
2-Taşınmazın tarım arazisi niteliğinde kabulü doğru olup, yasa gereği kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas tutularak değerlendirilir. Kamulaştırma Yasası'nın 11. maddesinin (i) bendine göre de, bedelin tespitinde etkisi olacak diğer objektif ölçüler de dikkate alınır. Doğaldır ki bu objektif ölçülerin neler oldukları taşınmazın niteliği dikkate alınarak ve değerlendirme esasları gözönünde bulundurulmak suretiyle belirlenir.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre tarım arazisinde değer, taşınmazın yıllık tarımsal gelirinin kapitalizasyon faizine oranlanması suretiyle bulunmaktadır.
Kapitalizasyon faizi ise %3-%15 arasında değişmekte olup, bu aynı zamanda arazinin rantı ile satış değeri arasındaki oranı belirlediğinden, uygulanacak kapitalizasyon faiz oranı saptanırken arazinin verimine etkili olan (sulu, taban arazisi, toprağın terkibi, ekilebilecek ürünler) faktörler yanında, satış değerine etkili olabilecek faktörler de (önemli yerleşim birimlerine yakınlığı, tarımsal amaçlı alt yapı olanakları, pazarlama ve ulaşım probleminin olmaması, yerleşim merkezine yakınlığı vs.) dikkate alınır.
Maddenin, sözü edilen (i) bendi bu hususlar dışında olup, arazinin değerine etkili olabilecek objektif ölçülere ilişkindir. Bunlar da, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, tarımsal faaliyet ve gerekleri ile ilgili niteliklerdir.
Dava konusu taşınmazın, il merkezine yakınlığı ile ürünlerin pazarlanması ve ulaşımının kolaylığı gibi hususların objektif artış nedeni olamayacağı gözetilmeden bu nedenle bedelde artış yapılması,
3-Dava konusu kamulaştırılan taşınmazların parsel numarası ve kamulaştırılan miktarları hüküm fıkrasında belirtilerek davalılar adına ait tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescillerine karar verilmesi gerekirken kamulaştırılan miktarlar gösterilmeden fen bilirkişi raporuna atıf yapmak suretiyle Hazine yerine davacı kurum adına tescillerine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, yukarıda belirtilen bozma sebepleri doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak usulü kazanılmış hak ilkesi de dikkate alınarak karar vermek olmalıdır.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/14773, K. 2013/17110, 3 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama