KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2013/16385 E., 2014/3531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 21/11/2012
- Numarası
- 2012/205-2012/523
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
1-Bozma ilamı 3.bendinde, tarla kirası ve genel idari giderler üretim masraflarına dahil edilmek suretiyle üretim giderinin yüksek miktarda kabulü bozma nedeni olarak belirtilmesine rağmen bu hususta gıda tarım ve hayvancılık il müdürlüğü verileri dikkate alınıp tarla kirası ve genel idari giderler çıkarılmak suretiyle bulunacak üretim giderleri üzerinden hesaplama yapılması gerekirken bozma öncesi alınan rapor gibi aynı üretim giderlerine göre hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi,
2-Bozma ilamı 4. bendinde 1305 ve 1944 parsel sayılı taşınmazların il yoluna kavuşması nedeniyle kamulaştırmadan arta kalan bölümlerinde değer artışı olacağı belirtildiği halde ve bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen yerinde olmayan gerekçe ile kalan kısımlarda değer artışı olmadığına ilişkin rapora göre hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
3-Ayrıca 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilen Geçici 6. maddesinin 7 ve 13. fıkralarında getirilen “Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir.” ve “…bu fıkra kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır.” düzenlemeleri karşısında vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerekir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/16385, K. 2014/3531, 27 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama