KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/16392 E., 2013/14831 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, ortak yerlere el atmanın önlenmesi, eski hale iade ve davalı kiracının tahliyesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların maliki olduğu zemin kattaki dükkanların ara duvarlarını yıkarak tek dükkan haline getirdiklerini, ortak yerlerden olan arka bahçe ile bu katı ayıran duvarı yıktıklarını, bodrum kattaki ortak alanları kısmen işgal ederek mutfak, tuvalet vs. yaptıklarını, bodrumla zemin arasındaki tavanın bir kısmını kaldırıp ayrı bir merdivenle bodruma ikinci bir bağlantı sağladıklarını ve anataşınmazın ön cephesinde de kısmi değişiklikler yaparak Caffe Nero Gıda Ürünleri A.Ş. ne kiraladıklarını belirterek zemin kattaki dükkanların ara duvarlarını,
zemin kat ile arka cephedeki bahçe (teras) arasında bulunması gereken duvarın projesine uygun şekilde yapılmasını, arka cephede yer alan ortak bahçede (teras) yapılan her türlü eklentinin ve davalıların bağımsız bölümünden bodrum kata açılan ikinci merdivenin, bodrum katta davalıların yaptırdığı kendilerine ait bölüm dışına taşan mutfak, tuvalet ve benzeri inşaatın, anataşınmazın ön ve arka cephesi ile bodrum ve zemin katında yapılan değişikliklerin yıkılmak suretiyle projesine uygun eski hale getirilmesini ve davalı kiracının tahliyesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin 2. fıkrasında; tavan, taban ve duvarla birbirlerine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantı yerlerinde bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile anayapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapabilecekleri hükme bağlandığı dikkate alındığında, davalıların dükkanları arasındaki duvarı kaldırmış olmalarının bilirkişi raporunda bina statiğine olumsuz bir etkisi olmadığı tespit edildiğine göre mahkemece bu istem ile ilgili davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporlarının incelenmesinden; dava konusu anataşınmazda 16.06.1954 ve 01.09.1954 tarihli projelere göre kat mülkiyetine geçildiği daha sonra 16.09.1969 ve 10.10.1973 tarihli tadilat projeleri yapılmış ise de bu projelerin tüm kat maliklerinin muvafakatını taşımadığı, bunlarda belediye onayının bulunmasının projenin geçerliliği için yeterli sebep oluşturmayacağı, projeye aykırılıkların belirlenmesinde 16.06.1954 ve 01.09.1954 tarihli projelerin esas alınması gerektiği anlaşılmaktadır.
Anataşınmazın yönetim planının 5. maddesinde, "bahçe ve terasın kullanımının hali hazır durumunu muhafaza edeceğini taraflar kabul eder" hükmüne yer verilmiş olup tapu ve yönetim planında sadece 1 numaralı dükkana ait eklenti olarak gösterilmiş bodrumdaki depodan başka bir eklenti kaydının olmadığı, kat mülkiyetine geçişe esas olan projelerde de belirtilen dışında eklenti kaydı bulunmadığı,
projede ortak yer bahçenin zemin kata ait olduğu şeklinde bir ifadenin yer aldığı bilirkişi raporuna göre ise arka bahçeye tek çıkışın dükkanlardan sağlanabileceği belirtilmiş olup, Yargıtay uygulamalarında da ortak yere sadece bir bağımsız bölümden çıkışın mümkün olması halinde bu ortak yerin kullanım hakkının o bağımsız bölüme ait olacağı kabul edilmiş ise de, bu kullanım hakkı o bağımsız bölüm malikine ortak yerde projeye aykırı tesis ve değişiklikler yapma hakkını vermez.
Bundan ayrı davacıların dava dilekçesinde belirttikleri bodrum ve zemin katta arka bahçe dışındaki ortak yerlere el atmalar nedeniyle bilirkişi raporunda herhangi bir inceleme yapılmadan ve mahkemece de bu talepler dikkate alınmadan karar verilmiştir.
Mahkemece; kat mülkiyeti kurulmasına esas olan 16.06.1954 ve 01.09.1954 tarihli projeler yerinde uygulanmak suretiyle davacıların talep ettiği tüm projeye aykırılık iddiaları ile ilgili inceleme yapılarak varsa aykırılıklar tek tek belirlenip krokiye de bağlanmak suretiyle rapor alındıktan ve yukarıda açıklanan hususlar da gözetilerek oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/16392, K. 2013/14831, 5 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama