KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/16665 E., 2013/17570 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan 80.657,76 USD ve 64.594,60 TL alacağın sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın döviz alacağı yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, Türk Lirası alacağı yönünden reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'ın Maliye Bakanlığında hesap uzmanı olarak görev yapmakta iken 04/01/2008 tarihinde 2 yıl süreyle lisansüstü öğrenim görmek üzere ABD'ye gönderildiğini, 15/05/2011 tarihinde mecburi hizmet süresini tamamlamadan istifa ettiğini belirterek,
kalan hizmet süresi karşılığı yurtdışı öğrenim giderlerinden kaynaklanan 80.657,76 ABD dolarının temerrüt faiziyle birlikte fiili geri ödeme tarihindeki T.C.Merkez Bankasınca tespit edilen efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığı ile 64.594,60 TL alacağın sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, kefillerin kefalet hükümleri ile sınırlı olmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini istemiş; mahkemece, döviz alacağı ile ilgili talep konusuz kaldığından esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, Türk Lirası alacağı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle davalılar tarafından yargılama sırasında döviz borcunun faiziyle birlikte davacı idareye ödenmiş olması nedeniyle döviz alacağı ile ilgili dava konusuz kaldığından esas hakkında karar vermeye yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1-Dosyadaki bilgi ve belgeler ile özellikle davalı ... tarafından verilen 27.12.2007 tarihli yüklenme senedinin incelenmesinden; adı geçenin yurt dışında bulunduğu sürenin iki misli mecburi hizmet yapmayı taahhüt ettiği ve ihlali halinde “... eksik kalan mecburi hizmet süremle orantılı olarak ... yurt dışına gönderilmem nedeniyle, yurt içi aylığı da dahil olmak üzere aylık, ücret, aidat, zam tazminat, ödenek tayin bedeli gibi adlar altında tarafıma yapılan her türlü ödemeler ile yol ve ikamet giderlerini ve bu hususlara ilave olarak şahsım adına programım içinde veya dışında her ne sebeple ve şartla olursa olsun sarf edilen meblağı,
fiilen döviz cinsinden yapılmış olanları aynı döviz cinsinden ve kanuni faiziyle birlikte, fiili geri ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru uygulanmak suretiyle bulunacak karşılığını YTL olarak.
YTL olarak yapılmış olanları ise gönderildiğim ilgili kanun hükmünün öngördüğü gibi % 50 fazlasıyla kanuni faiziyle birlikte YTL olarak ... protesto keşidesine ve hüküm istihsaline hacet kalmaksızın nakten ve defaten ... ...’na ödeyeceğimi… taahhüt ederim” şeklinde yükümlülük altına girdiği anlaşılmaktadır.
Davalılar sözü edilen bu taahhüt senedinin hata, hile veya zorla kendilerine imzalatıldığını ileri sürmedikleri ve serbest iradeleri ile davacı idareye böyle bir yüklenme senedi vermelerini yasaklayan bir düzenleme olmadığı gibi, yükümlü yurt dışına kendi iradesi dışında da gönderilmiş değildir. O halde, bu taahhütname ve kefaletname davalıları bağlayıcı niteliktedir.
Davalı ... mecburi hizmet süresini tamamlamadan istifa etmiş olması nedeniyle taahhüdünü ihlal ettiğinden, davacı kurum da taahhüt kapsamında yapılan harcamaların tahsilini istemektedir.
Ortada taahhütnameyi geçersiz kılan bir durum olmadığına göre, taahhütname ve kefaletname kapsamı doğrultusunda davalıya TL cinsinden yapılan tüm masraflar ile davalının tamamlamak zorunda olduğu mecburi hizmet süresi ve buna karşılık gelen borcu bilirkişiye hesap ettirilip oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi yerine, mahkemece davalıların yurt içi aylıklardan sorumlu olmayacağı düşüncesiyle, davanın bu yönden reddine dair karar verilmesi,
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/16665, K. 2013/17570, 10 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama