KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/17398 E., 2013/17191 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Savur Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2010 gün 2010/3 sayılı davanamesi ile ... ve ...'ın ... olan anne kaydının "..." olarak ve ...'nın 1994 olan doğum yılının rapora göre düzeltilmesi talep edilmiş, birleşen davada ise ...'ın 1994 olan doğum yılının düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
...'ın oğlu ...'in kendini dövüp hakaret ettiği gerekçesi ile yaptığı şikayet üzerine başlatılan soruşturma sırasında ...'in gerçek annesinin ... olduğu ancak babası Faraç'ın resmi eşi ... üzerine kayıt edildiğinin bu arada ...'in kardeşi ... ile ikiz olmadıklarının öğrenilmesi üzerine Savur Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2010 gün 2010/3 sayılı davanamesi ile ... ve kardeşi ...'nın ... olan anne kaydının "..." olarak ve ...'nın 1994 olan doğum yılının rapora göre düzeltilmesi talep edilmiş, birleşen davada ise ...'ın 1994 olan doğum yılının düzeltilmesi istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36.maddesinin 1/a bendine göre nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları düzeltmeyi isteyen şahıslar ile, ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır. Yasanın bu hükmünden de anlaşılacağı gibi nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davasının Cumhuriyet Savcısı tarafından açılabilmesi için yasada öngörülen koşulların bulunması gerekir.
Somut olayda, ilgili resmi dairenin gösterdiği bir lüzum bulunmamaktadır.
Nüfus kaydının düzeltilmesi istemi yanlış yazılım nedeni ile hukukları etkilenecek olan kişilere aittir. Bunlar, diğer vatandaşlar gibi harç vb. yükümlülüklerini yerine getirerek böyle bir davayı gerek gördükleri takdirde her zaman açabilirler.
Mahkemece açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/17398, K. 2013/17191, 5 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama