İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /18. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 18. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2013/18360 K.2014/5192

Dava dilekçesinde, "Ahmet" olan baba adının iptali ile "Mehmet Alp"in hanesine oğlu olarak tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Esas2013/18360Karar2014/5192Tarih20 Mart 2014Okuma4 dk · 760 kelime

KÜNYE

18. Hukuk Dairesi 2013/18360 E., 2014/5192 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Mart 2014
Mahkemesi
Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mah. sıfatıyla
Tarihi
14/02/2012
Numarası
2010/354-2012/72
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

760 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Dava dilekçesinde, "Ahmet" olan baba adının iptali ile "Mehmet Alp"in hanesine oğlu olarak tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

YARGITAY KARARI

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Davacı, annesi ile davalıların mirasbırakanı M.. A..'in evlilik dışı ilişkilerinden doğduğunu, ancak annesinin daha sonra evlendiği A.. O..'nın çocuğu olarak nüfusa kaydedildiğini ileri sürerek, A.. O.. hanesindeki kaydının iptal edilerek M.. A..'in oğlu olarak nüfusa tescilini istemiş, mahkemece Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10.12.2009 tarihli bozmasındaki "babalık davası" nitelemesine uyarak, hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle dava reddedilmiştir.

Türk Medeni Kanunu'nun 301. maddesi uyarınca çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilirler. Dava babaya, ölmüşse mirasçılarına karşı açılır.

Türk Medeni Kanunu'nun 303/2. maddesinde; ''Çocuğa doğumdan sonra kayyım atanmışsa, çocuk hakkında bir yıllık süre, atamanın kayyıma tebliği tarihinde; hiç kayyım atanmamışsa çocuğun ergin olduğu tarihte işlemeye başlar.'' hükmü Anayasa Mahkemesi'nin 27.10.2011 gün ve 2010/71 Esas-2011/143 Karar sayılı kararıyla iptaline karar verilmiş, mahkemenin karar tarihinden sonra 08.02.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Türk Medeni Kanunu'nun 303/4. maddesinde ise ''Bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir.'' hükmü düzenlenmiştir. Kanunun bu fıkrasındaki düzenleme Anayasa Mahkemesi'nin 15.03.2012 gün ve 2011/116 Esas-2012/39 Karar sayılı kararı ile çocuk yönünden iptaline karar verilmiştir.

Öte yandan Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca belirtebilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir

yılı geçemez. İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının bu gibi kesin hüküm halini almamış (derdest) davalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu ortadadır (Hukuk Genel Kurulunun 21.01.2004 gün ve 2004/10-44 Esas, 19 Karar; 07.04.2004 gün ve 2004/10-214 Esas, 198 Karar; 29.09.2004 gün ve 2004/10-448 Esas, 461 sayılı Kararları). İnceleme tarihi itibariyle Türk Medeni Kanunu'nun 303/2. maddesi hakkındaki iptal kararı yürürlüğe girdiğinden ve yasada çocuk için hak düşürücü süreden artık bahsedilemeyeceğinden mahkemece işin esasının incelenmesi gerekmektedir.

Somut olayda, davacının annesi K.. ile A.. O..'nın evlenme tarihi nüfus kayıtlarında belli olmadığı, ancak adı geçenlerin 26.02.1956 tarihinde boşandıkları, davacının ise 14.04.1954 tarihinde doğduğu anlaşılmaktadır. Öncelikle mahkemece geçerli olan nüfus kayıtlarında A.. O..'nın kayden davacının babası olduğuna göre; soybağı durumunun tespiti açısından A..

O.. ile anne K..'ın evlenme tarihlerinin nüfus kayıtlarına dayanak belgeler, boşanma kararları, anne K..'ın baba hanesindeki kayıtları da ayrıntılı olarak incelenip tespit edilmesi, evlenme tarihi tespit edildikten sonra TMK 285/1 maddesi gereği evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün içinde doğan çocuğun babası kocadır düzenlemesi dikkate alınarak soybağı durumunun açıklığa kavuşturulması, eğer yapılan araştırma sonucu davacı ile A..

O.. arasında soybağı mevcut kabul edilirse; iş bu soybağı reddedilmeden küçüğün babasının bir başkası olduğu kabul edilemeyeceğine göre, her iki davanın birlikte sonuca bağlanması mümkün olmayacaktır.

Bu bakımdan “babalığa” ilişkin ikinci talebin davadan tefrik edilip ayrı bir esasa kaydedilmesi, soybağının reddi davasının, babalığa ilişkin davada “bekletici sorun” sayılarak, neticesinin beklenmesi, soybağı reddedildikten ve buna ilişkin hüküm kesinleştikten sonra, babalık davasının sonuca bağlanması gerekir.

Eğer davacı ile A.. O.. arasında TMK.nun 285/1. madde düzenlemesi dikkate alınarak soybağı mevcut olmadığı sonucuna ulaşılırsa bu defa nüfus kaydının “gerçek durumu” yansıtmadığı, baştan yanlış olarak kütüğe geçirildiği kabul edilerek Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca kayıt düzeltme davası olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Bu durumda çocuk ile bir başka erkek arasında soybağı olmadığı için babalık davasının esasının incelenmesinde yasal bir engel kalmayacaktır.

Soybağına ilişkin davalarda davalıların “davayı kabul” beyanlarının tek başına sonuç doğurmayacağı, hakimin maddi olguları re’sen araştırmakla yükümlü olduğu (TMK. md. 284/1), kan ve genetik araştırma ile soybağı olgusunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti ile sonuca gidilmesi gerekmektedir.

Mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar gözetilerek; ilk önce davacının başka bir erkekle (A.. O..) arasında soybağı ilişkisi olup olmadığının açıklığa kavuşturulması ve bunun sonucuna göre eğer soybağı ilişkisinin varlığı kabul edilirse iş bu soybağı kaldırılmadıkça babalık davasının görülemeyeceğinin nazara alınması, aksi halde davacının delillerinin toplanması, DNA incelemesi yapılması,Türk Medeni Kanunu'nun 301. maddesi uyarınca davanın Hazineye ve Cumhuriyet savcısına ihbar edilmesi, aynı Yasanın 303/2. maddesinde yer alan

çocukla ilgili hak düşürücü sürelerin Anayasa Mahkemesi'nin kararı ile iptal edildiğinin gözetilmesi, deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yazılı sebeple ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/18360, K. 2014/5192, 20 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
18. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/18360
Karar No
2014/5192
Tarih
20 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/18361 K.2014/5488
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2013/18361 K.2014/4013
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/18362 K.2014/8077
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2013/18363 K.2014/4359
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/18363 K.2014/3291
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2013/18364 K.2014/4360

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.