KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/2810 E., 2013/6526 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın ... yönünden davanın husumetten reddine, ... yönünden kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli imar planında yeşil alan (park alanı) olarak belirlendiği, bir kısmına fiilen el atılmış olabileceği belirtilerek kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin tahsili istenilmiştir. Mahkemece davalı ... yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı ... yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kanıt ve belgelerin incelenmesinde; fen bilirkişisi raporunda dava konusu 11102 ada 18 parsel sayılı 13.302,39 m² yüzölçümlü taşınmazın 159,30 m²’lik kısmına stabilize yol yapılmak suretiyle el atıldığının belirtildiği, imar planında park olarak belirlenen taşınmazın geri kalan bölümünde el atmanın bulunmadığı, stabilize yol olarak el atıldığı belirtilen yerin imar planında park olarak belirlenen bölümde kaldığı, stabilize yolun davalı ... tarafından yapıldığına dair hiçbir kanıt ve belgenin bulunmadığı, davalı ... tarafından imar planına uygun olarak kısmen fiili el atma durumunun mevcut olmadığı,
mahkemece de taşınmazın imar planında davalı ... belediyesi sorumluluğunda olan büyük park alanında kalması nedeniyle taşınmazın tamamının bedelinin tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.
Uygulama ve öğretide kamu idarelerinin, kamu hizmetlerinin yürütmesi sırasında tek yanlı irade açıklamalarıyla kamu hukuku esaslarına dayanarak ilgililerin hukuki durumlarını etkileyecek şekilde yaptıkları işlemlerin, idari işlem, görev ve yetki alanlarına giren konularda hukuka uygun olarak yaptığı fiiller ile bu görevleriyle ilgili hareketsiz kalmaları idari eylem olarak tanımlanmaktadır.
Somut olayda idarenin icra yetkisini hukuka aykırı olarak kullanması olarak nitelendirilebilecek fiili el atma durumu söz konusu olmadığına göre, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca tek yanlı idari işlemle düzenlenen imar planları ve bu planlara dayanılarak yapılan işlemlerin idari nitelik taşıdığı, söz konusu imar planlarının zamanında uygulamaya geçirilmemesi durumunun da idari eylem olarak kabulünün gerektiği kabul edilmektedir.
Yukarıda açıklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak açılan davalarda, görev itirazında bulunulması ve olumlu görev uyuşmazlığı çıkması üzerine durum Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından değerlendirilmiş ve 09.04.2012 gün 2011/238E.–2012/63K. ve 2012/41 E- 2012/77 K. sayılı kararlarında fiili el atmanın bulunmadığı durumlarda idari yargı yerinin görevli bulunduğuna oybirliği ile karar verilmiştir.
Bu nedenle; davacının mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamanın, dava konusu taşınmazın, genel ve düzenleyici bir işlem olan imar planıyla kamu hizmetine özgülenmesinden ve bu planda öngörülen kamulaştırma işlemlerinin zamanında yapılmamasından kaynaklandığının kabulü ile idari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkin davanın Uyuşmazlık Mahkemesi kararı da dikkate alınarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uyarınca idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/2810, K. 2013/6526, 16 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama