KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/303 E., 2013/3549 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2013
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, davalı ...'ın, davacının kardeşi ...'in çocuğu olmadığının tespiti ile soybağının reddi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava açtığı dilekçesinde; davacının bekar ve çocuksuz ölen kardeşi ... ...'nün çocuğu olmadığı halde sahte belge ile 1969 tarihinde davalı ...'ın, ...'in nüfusuna çocuğu olarak kaydedildiğini, tescile dayanak belgedeki imzanın ...'e ait olmadığını, bunun yolsuz tescil olduğunu ileri sürerek davacının kardeşi ... ...'nün nüfusundaki davalı ...'a ait kaydın iptalini istemiş; mahkemece dava soybağının reddi olarak nitelendirilip davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK nun Görevin Belirlenmesi ve Niteliği başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirtildiğinden bu husus mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davacının kardeşi ...'in 09.01.2006 tarihinde öldüğü, davalı ...'ın, altında ...'in imzası olan 01.07.1969 tarihli "Karı koca halinde yaşadıktan sonra ölüm vesair sebeplerle ayrılanların çocuklarının tesciline dair ilmuhaber"e istinaden ve 554 sayılı Tescil Edilmeyen Birleşmelerden Doğan Çocukların Tesciline Dair Kanun uyarınca ...'in nüfusuna çocuğu olarak tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Dava, iddia ve dosya içindeki belgelerden soybağının reddi değil, gerçeğe aykırı beyana dayalı oluşturulan nüfus kaydının düzeltilmesi (tescile itiraz) istemine ilişkin olup 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesinin 1/A bendine göre nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının düzeltmeyi isteyen şahıslar tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlandığından, davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeden davanın aile mahkemesince görülüp esastan karara bağlanması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/303, K. 2013/3549, 11 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama