KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/334 E., 2013/4887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2013
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı dava dilekçesinde, tanımanın iptalini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin nüfus kaydında oğlu olarak gözüken ...’nın gerçekte oğlu olmadığını, durumu kendisine 1-1,5 ay önce gelen telefonla öğrendiğini belirterek, soybağının reddine karar verilmesini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 300.maddesinde, tanıyanın dava hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşeceği, süreler geçtiği hâlde gecikmeyi haklı kılan sebep varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabileceği; 6100 sayılı HMK.nun 33. maddesinde de, hâkimin, Türk hukukunu resen uygulayacağı hükme bağlanmıştır.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı ...’un evlilik dışı olarak doğan ...'yı ... Noterliğinin 01.01.1998 tarih 27920 yevmiye numaralı senedi ile tanıması üzerine nüfusuna tescil edildiği, davanın ise 29.03.2011 tarihinde açıldığı anlaşıldığından; mahkemece, uyuşmazlığın tanımanın iptali olarak değerlendirilip bu kapsamda davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı ve davacı tarafın bir aylık gecikmeyi haklı kılan bir sebebi de ispatlayamadığı dikkate alınarak hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçeyle davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/334, K. 2013/4887, 28 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama