KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/500 E., 2013/1916 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2013
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... ile davalı ... Gıda Mad. Dağıtım Pazarlama A.Ş. aralarındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili davasına dair Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.11.2011 günlü ve 2006/760-2011/629 sayılı hükmün düzeltilerek onanması hakkında Dairece verilen 22.03.2012 günlü ve 2012/1379-2012/2985 sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Bu isteğin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine dosya ve eklerinin yeniden incelenmesi sonucunda; mahkemece dava konusu taşınmaz arsa niteliğine göre değerlendirilmiş ve bu yöndeki karar Dairemizce düzeltilerek onanmış ise de; dava konusu taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu ve ayrıca tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi yönünde yapılan düzeltmenin yerinde olmadığı bu kez yapılan incelemeden anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Darimezin 22.03.2012 gün ve 2012/1379-2985 sayılı düzelterek onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
1-Kamulaştırma Yasasının 11.maddesi hükmüne göre, bedel tespit davalarında öncelikle kamulaştırılan taşınmazın değerlendirme tarihindeki vasfının (arsa veya arazi) belirlenmesi, arsa vasfında ise değerlendirme tarihinden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değeri, taşınmaz arazi vasfında ise değerlendirme tarihindeki mevki ve şartlara göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınmak suretiyle değerinin belirlenmesi gerekir. Geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen belediye başkanlığı yazılarına göre, dava konusu taşınmazın belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı sınırları dışında, 1/25000 ölçekli çevre planı düzeninde ağaçlandırılacak alanda kaldığı anlaşılmıştır.
Bakanlar kurulunun Yargıtay'ca da kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskûn olduğu için veya meskun hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd.) yararlanan ve meskûn yerler arasında yer alması gerekir. Dava konusu taşınmaz, Bakanlar Kurulu Kararının l. maddesi (b) bendinde de belirtildiği gibi fiilen meskûn halde bulunamadığından belirlenen özellikleri nedeniyle "arsa" niteliğinde kabulüne olanak yoktur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle taşınmazın arazi olarak değerlendirilmesi gerekirken arsa niteliğine göre değerlendirme yapılarak buna göre bedel belirlenmiş olması,
2-Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 10. maddesinin 11. fıkrasına göre kamulaştırılması yapılan taşınmaz mal tahsis edildiği kamu hizmeti itibarıyla sicile kaydı gerekmeyen bir niteliğe dönüşmüş ise, istek halinde mahkemece sicil kaydının terkinine karar verilir. Mahkemece yukarıda sözü edilen yasa hükmü dikkate alınmadan, istem gibi kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili yerine doğrudan terkinine karar verilmiş olması,
3-Davacı idare tarafından fazladan yatırılan ve davacıya iade edilmesi gereken bedelin miktarı hükümde açıkça yazılmayarak infazda tereddüt yaratılmış olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece gıda, tarım ve hayvancılık il müdürlüğünden değerlendirme tarihi olan 2006 yılına göre münavebeye alınacak ürünlerin hangileri olduğu ve bunlara ait dekar başına ortalama verim, üretim maliyeti ve toptan satış fiyatlarına ilişkin resmi veriler getirtildikten sonra arazi niteliğine içerisinde ziraatçı bilirkişilerinde bulunduğu bilirkişi kurulundan bu verilere uygun değerlendirme yapan ek rapor alınmalı ve oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/500, K. 2013/1916, 18 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama