KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/7329 E., 2013/8573 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Dava dilekçesinde 7748 parsel sayılı taşınmazın 1100,13 m² lik kısmında daimi irtifak hakkının kamulaştırma bedelinin tespiti ve irtifak hakkının davacı Botaş adına tapuya tescili için dava açılmıştır.
Yerinde yapılan keşif sonucu kadastro teknisyeni bilirkişisi tarafından düzenlenen 16.06.2011 tarihli rapor ve ekindeki krokide Botaş lehine irtifak hakkı tesisi ve tescili istenen boru hattının geçtiği kısmın 7749 parselde kaldığı, 7748 parsel sayılı taşınmazda olmadığı belirtilmesine karşın mahkemece 7748 parsel sayılı taşınmazın irtifak hakkının bedelinin tespitiyle irtifak hakkının davacı lehine tesciline karar verilmiştir.
Bu durumda davacı idarenin de açıklamalarına başvurularak boru hattının geçtiği taşınmazın çelişki yaratmayacak şekilde açıklığa kavuşturularak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
2-Kamulaştırma Yasasının 11. maddesi hükmüne göre, bedel tespit davalarında öncelikle kamulaştırılan taşınmazın değerlendirme tarihindeki vasfının (arsa veya arazi) belirlenmesi, arsa vasfında ise değerlendirme tarihinden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değeri, taşınmaz arazi vasfında ise değerlendirme tarihindeki mevki ve şartlara göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınmak suretiyle değerinin belirlenmesi gerekir.
Geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen Aliağa Belediye Başkanlığı yazılarına göre dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla 1/1000 ölçekli uygulama imar planı içinde bulunmadığı, 1/5000 ölçekli nazım imar planında kısmen yol ve kısmen orman alanı olarak planlı olduğu, belediye sınırları içinde bulunmakla birlikte belediyenin çöp toplama hizmetinden yararlanmadığı, etrafının meskûn olmadığı ve iskan amacına yönelik yapılaşma olasılığının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bakanlar Kurulunun Yargıtay'ca da kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskûn olduğu için veya meskûn hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd.) yararlanan ve meskûn yerler arasında yer alması gerekir. Dava konusu taşınmaz, Bakanlar Kurulu Kararının l.maddesi (b) bendinde de belirtildiği gibi fiilen belediye hizmetlerinin tamamından yaralanmadığından belirlenen özellikleri nedeniyle "arsa" niteliğinde kabulüne olanak yoktur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle taşınmazın arazi olarak değerlendirilmesi gerekirken arsa niteliğine göre değerlendirme yapılarak buna göre bedel belirlenmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/7329, K. 2013/8573, 20 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama