KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/7473 E., 2013/9151 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Mahkemece asıl bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporu alınmış ise de, alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 11.maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (dava) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır.
Mahallinde yapılan keşifler sonucu dosya arasına alınan asıl bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazda bulunan havuza suyun birikmesi sonucu havuzun altında kalan kısmın sulu arazi ve havuzun üstünde kalan kısmın ise kuru arazi olarak kabul edildiği şeklinde gerekçe gösterilerek taşınmazın bir kısmında sulu, bir kısmında kuru arazide yetişen münavebe ürünleri kullanılmak suretiyle değer biçilmiş, ek bilirkişi kurulunca bu yönde bir açıklamaya yer verilmeden taşınmazın tamamının sulu tarım arazisi olarak kabul edilerek sulu arazide kullanılan ürünler münavebeye alınarak buna göre değer biçilmiştir.
Sulama kaynağının ne olduğu açıkça ve çelişkiye yer vermeyecek biçimde tespit edilmeden ve taşınmazın tamamının sulu ya da kuru tarım arazisi olduğu belirlenmeden (taşınmazın üzerindeki bir su kaynağından veya yakınındaki bir dereden sulanıp sulanmadığı), kaynaktan alınan suyun taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığı,
dereden sulanıyorsa bu suyun kendi doğal akışı ile mi yoksa özel bir pompalama ya da başka bir sistemle mi taşınmaza ulaştığı, yeraltı suyundan hangi sistemle yararlanıldığı hususları ayrıntılı bir biçimde araştırma yapılarak tespit edilmeden, pompajla sulama varsa bunun için yapılacak giderlerin de üretim masraflarına ilave edilmesi gerektiği düşünülmeden çelişkili şekilde düzenlenen bilirkişi kurulu raporlarına dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/7473, K. 2013/9151, 27 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama