KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/8650 E., 2013/12791 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Aynı kamulaştırma kapsamı içinde kalan ve dava konusu taşınmazla aynı bölgeden gelen ve aynı değerlendirme tarihi itibariyle Dairemizce incelenen ve onanan (örneğin Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/109-282, Dairenin 2012/11180-2013/204 sayılı dosyası) kamulaştırma bedelinin tespit ve tesciline ilişkin dava dosyalarında, değerlendirmede yaygın olarak uygulanan üretim planı içinde buğday, s.mısır, kavun ve biber ürünleri bulunduğu halde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tarla olarak değerlendirilen bölümde münavebeye bu ürünler yerine buğday, karnabahar ve kuru fasulye ürünü alınmak suretiyle farklı değer belirlenmiş olması,
2-2942 sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11.maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir.
Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki gıda,
tarım ve hayvancılık müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmakta olduğu samana ait bilgilerin ilçe tarım müdürlüğünden balya üzerinden gönderildiği ve bilirkişi kurulunca ise samanın dekar başına üretim miktarı ve satış fiyatı kg üzerinden belirlendiği halde, mahkemece gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğünden samana ilişkin olarak dekar başına kg. üzerinden üretim ve satış fiyatının sorularak raporun denetimi sağlanmaması,
Kabule göre de;
3-23.650 m² olan taşınmazda 100 m² pilon yeri, 2031,07 m² irtifak alanı kamulaştırması yapılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın 8.000 m²'si zeytinlik olarak 9 TL/m², 15.650 m²'si ise sulu tarla olarak 5.72 TL/m² değer belirlenmiştir.
Bu m² değerleri üzerinden tarla ve zeytinlik alanın ayrı ayrı değerleri bulunup ikisi toplanarak taşınmazın pilon yeri dışındaki alanın bir bütün olarak değeri tespit edildikten sonra irtifak kurulması nedeni ile taşınmazda meydana gelecek değer düşüklüğünün, oran ve tutarının gerekçeleri ile belirtilmek suretiyle taşınmazın irtifak hakkı tesisinden önceki değeri ile irtifak hakkı geçirildikten sonraki değeri arasındaki farkın irtifak bedeli olarak tespiti gerekirken,
bilirkişi kurulunca zeytinlik alan ile tarla alanının değerleri toplamının arazinin yüzölçümüne bölünmesi suretiyle tespit edilen 6.82 TL/m² üzerinden irtifak değer kaybının belirlenmiş olması,
4-Pilon yeri olarak kamulaştırılan alanın zeytinlik ya da tarla bölümünde olup olmadığı ya da kısmen zeytinlik ve kısmen tarla olup olmadığı hususu tespit edilerek belirlenen cinsi üzerinden değerinin tespiti gerekirken, bilirkişi kurulunun 3 nolu bentte açıklanan yöntemle bulduğu m² değeri üzerinden bedelinin tespiti,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yukarıda açıklanan bozma sebepleri doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı, raporun bozmaya uygunluğu da denetlendikten sonra oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/8650, K. 2013/12791, 3 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama