KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/9835 E., 2013/14390 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, vesayetin kaldırılması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, eşi ....’nin 17.09.2009 tarihli kararla kısıtlanıp kayınpederinin vasi olarak atandığını, ancak şimdi koşulların değiştiğini ileri sürerek vesayetin kaldırılmasını istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda vesayetin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Ereğli Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.09.2009 tarih ve 2009/763-828 sayılı kararı ile ...’ın, Türk Medeni Kanununun 405. maddesi uyarınca kısıtlanmasına, kendisine babası ...’ın vasi olarak atanmasına (velayeti altına konulmasına) karar verildiği, yargılama sırasında alınan .... Adli Şube Müdürlüğü’nün 05.07.2010 gün 1742 nolu raporu ile kendisine artık vasi tayinine gerek olmadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanunu'nun 472. maddesi uyarınca kısıtlı üzerindeki vesayet, yetkili vesayet makamının kararıyla sona erer. Vesayeti gerektiren sebebin ortadan kalkması üzerine vesayet makamı vesayetin sona ermesine karar verir. Kısıtlı ve ilgililerden her biri, vesayetin kaldırılması isteminde bulunabilir.
Aynı Yasanın 474. maddesi gereğince ise akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmî sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi hâlinde karar verilebilir.
Mahkemece yasanın emredici hükümleri doğrultusunda kısıtlılık kararının kaldırılması istenen ... hakkında resmi sağlık kurulu raporu alınmadan eksik incelemeyle tek hekime dayanan rapora göre kısıtlılık halinin kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/9835, K. 2013/14390, 31 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama