KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/9961 E., 2013/13902 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Davalılardan ...’nin taşınmazda hissedar olmadığı anlaşıldığından bu davalı yönünden hakkında açılan davanın reddine ilişkin hüküm kurulmaması,
2-Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarında iklim koşulları, arazinin topografik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) gözönünde tutulduğunda, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde kapitalizasyon faiz oranı %5, kuru tarım arazilerinin değerlendirilmesinde ise kapitalizasyon faiz oranı %6 olarak alınmaktadır.
Dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu kabul edildiği halde kapitalizasyon faiz oranını %4 olarak alan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
3-Dairece dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgeden gelen dosyaların temyizen incelemesi sırasında taşınmazın değerinin tespitinde iki yılda üç ürün üzerinden net gelir hesaplanmış ve bu yöntem Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre de uygun bulunmuştur. Buna göre dava konusu taşınmazın değerinin tespitinde de aynı münavebe şekli (2 yılda üç ürün) esas alınması gerekirken; bir yıl üzerinden (buğday ikinci ürün mısır) hesaplama yapılıp bedel tespit edilmiş olması,
4-2942 Sayılı Yasa'nın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmazın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması
halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği gerekçeli raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurlar ile her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak kamulaştırılan taşınmazın bedelini tespit etmelidir. Yargıtay’ın kabul görmüş uygulamalarında ise, özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verimine, üretim giderine ve toptan satış fiyatına ilişkin ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır.
Buna göre bilirkişi kurulunca münavebeye alınan ürünlerin 2011 yılına ait verileri getirtilip raporun verilere uygunluğunun denetlenmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/9961, K. 2013/13902, 22 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama