KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2014/10003 E., 2014/18733 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Erdemli Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 13/05/2013
- Numarası
- 2012/431-2013/388
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, davalı derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespiti ve tasfiyesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı derneğin kanunda öngörülen sürede ilk genel kurulunu yapıp zorunlu organlarını oluşturmadığını belirterek derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespiti ile tasfiyesine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. HMK’nun 294.maddesinin 3 fıkrasında ise “Hükmün tefhimi herhalde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur” hükmüne yer verilmiştir.
Sonradan yazılan gerekçeli kararın, tefhim edilen kısa karara uygun olması gerekir. Kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunması, 10.04.1992 gün ve 1991/7-1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince mutlak bozma nedenidir.
Somut olayda, taraflara tefhim edilen kısa kararda "derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespitine," denildiği ve tasfiye talebi hakkında hüküm kurulmadığı halde gerekçeli kararda, "derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespitine, mal varlığı olmadığından tasfiye hakkında karar verilmesine yer olmadığına," şeklinde karar verilerek çelişki yaratılmıştır. Bu durumda, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde usulün öngördüğü anlamda oluşturulmuş bir hüküm bulunmamaktadır.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2014/10003, K. 2014/18733, 22 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama