KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2014/1034 E., 2014/9830 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 18/10/2012
- Numarası
- 2011/170-2012/390
Karar Metni
239 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, tevliyete ve galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı V.. M.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Mahkemece davacı Z.. H..’ın, dava konusu vakfın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğu yolundaki tespitinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak;
Vakıftan galle fazlasının alınabilmesi için öncelikle vakfeden ile kan bağının ispatlanması sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu M. M. B. H. M.A. B. M.
Vakfı’nın 1287 tarihli vakfiyesinde galle fazlasının, vakfın mütevellisine (yöneticisine) bırakıldığı, mütevellinin tespitinin mahkemeye, tevcihinin (atamasının) ise idareye ait olduğu, mülhak niteliğinde bulunan vakfın 25.09.2010 tarihinden itibaren V.. M.. tarafından emaneten yönetildiği, herhangi bir galle alan evlat kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, galle fazlası mütevelli olarak atamanın yöntemince yapılmasından sonra ancak bu makamla elde edebileceği, şu aşamada mütevelli olarak henüz ataması yapılmayan davacının yalnızca vakıf evladı olma sıfatıyla galle fazlasını alamayacağından, mahkemece galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti yönünden davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2014/1034, K. 2014/9830, 3 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama