KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2014/10474 E., 2014/14997 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Tefenni Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 05/02/2014
- Numarası
- 2013/201-2014/14
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı dava dilekçesinde, Nazife olan isminin Damla olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı, dava dilekçesinde nüfus kaydında "Nazife" olan adının "Damla" olarak değiştirilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Yasasının 27. maddesi hükmü uyarınca "kişi haklı nedenlere dayanarak adının değiştirilmesini hakimden isteyebilir." Hangi hallerin haklı sebep teşkil ettiği konusu her bir davadaki özel koşullara göre mahkemece belirlenecektir. Bu belirleme yapılırken objektif koşullardan çok değiştirme isteminde bulunanın mahkemeye sunacağı özel nedenlerin dikkate alınması gerekir.
Bu özel, kişiye özgü nedenler; istemde bulunanın kişiliği, sosyal statüsü, aile ilişkileri de gözönünde bulundurularak hakim tarafından değerlendirilmelidir. Ad ve soyadı kişiliğin ayrılmaz bir öğesidir. Kişi bununla anılır ve tanımlanır. Ad veya soyadı niteliği gereği onu taşıyan kişi tarafından benimsendiğinde anlam taşır. Adını benimsemeyen kişiliği ile özdeşleştirmeyen kimsenin, adını değiştirmek istemesi en doğal hakkıdır.
Böyle bir durumda, ad değiştirme istemlerini içeren davalarda davacının tercih ve arzusunun ön planda tutulması ve öncelikle dikkate alınması gerekir.
Türk Medeni Yasasının öngördüğü "haklı neden" bu kapsam içinde değerlendirildiğinde hakimin bu konudaki takdiri; ileri sürülen nedenin ve yeni alınmak istenen ad veya soyadının toplum değerlerine ve yasanın buyurucu kurallarına ters düşmeyen, özellikle başkalarına veya çevreye zarar vermeyen, incitmeyen nitelikte bulunduğunun saptanmasıyla sınırlı olmalıdır.
Somut olayda; mahkemece davacı tarafından bildirilen kanıtlar toplanmadan, tanıklar dinlenmeden, buna göre; haklı nedenlerin var olup olmadığı saptanmadan, yetersiz araştırma ve eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2014/10474, K. 2014/14997, 28 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama