KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2014/14852 E., 2015/3530 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2015
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, 3561 sayılı Yasa gereği atanan kayyımlığın kaldırılması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2004/983E-2006/1068K sayılı dosyası ile verilen kayyım atanması hakkındaki kararın kaldırılmasını istemiş, mahkemece davacı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Türk Medeni Kanunu’nun 477/2.maddesinde temsil kayyımlığı, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle, yönetim kayyımlığı, kayyımın atanmasını gerektiren sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınmasıyla sona ereceği; 640/3. maddesinde ise mirasçılardan her birinin terekedeki hakların korunmasını isteyebileceği, sağlanan korumadan mirasçıların hepsinin yararlanacağı hükme bağlanmıştır.
Davacı, dava dilekçesinde ... ve ... mirasçısı olduğunu belirterek, dava konusu ... ve ... parsel sayılı taşınmaz hisselerine 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2004/983E-2006/1068K sayılı kayyım atanmasına ilişkin kararının kaldırılmasını istediği, mahkemece davacının kök miras bırakanları ... oğlu Halit ve ... oğlu ...’in hisseleri yönünden kayyım atandığı, dosyada bulunan adı geçenlere ait miras bırakanların davacı dışında başka mirasçılarının da bulunduğu, dolayısıyla kayyım tayin edilmesini gerektirir sebebin ortadan kalktığı böylece taşınmazların kayyımla idaresini gerektirir bir durum kalmadığı anlaşıldığından; mahkemece, davanın taşınmaz maliklerinin tamamı yönünden kabulü yerine uygun bulunmayan gerekçeyle sadece davacı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2014/14852, K. 2015/3530, 16 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama