KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2014/14989 E., 2014/16471 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla
- Tarihi
- 30/05/2013
- Numarası
- 2013/74-2013/347
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, evlat edinme kararı verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı dava dilekçesinde; eşi Güneş’in eski eşi A.. A..’dan olan çocukları O. A.’ı evlat edinmesine karar verilmesini istemiş, mahkemece koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 305. ve devam eden maddelerine dayalı olarak açılan evlat edinme istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 305. maddesi; bir küçüğün evlat edinilmesinin, evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması koşuluna bağlı olduğunu, 306. maddesi; eşlerin, ancak birlikte evlat edinebileceğini, eşlerden birinin, en az iki yıldan beri evli olmaları veya kendisinin otuz yaşını doldurmuş bulunması koşuluyla diğerinin çocuğunu evlat edinebileceğini, 309. maddesi; evlat edinmek için küçüğün ana ve babasının rızasının gerektiğini, 311. maddesi;
ana ve babadan birinin kim olduğu veya uzun süreden beri nerede oturduğu bilinmiyorsa veya ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulunuyorsa veya küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa bu hallerde ana ve babadan birinin rızasının aranmayacağını, düzenlemiştir.
Somut olayda; davacının, eşi davalı Güneş’in eski eşi davalı Asım ile olan evliliklerinin sonucu doğan küçük Oğuzçağan’ı evlat edinmesine karar verilmesini istediği, küçüğün anne ve babasının kimliğinin belli olduğu, davalı babanın dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini istediği,
anne davalı Güneş’in ise çocuğun davacı tarafından evlat edinilmesine rızasının bulunduğunu belirttiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 306/3. maddesinde belirtilen koşullardan otuz yaşını doldurmuş olma koşulunun davacı tarafından sağlandığı ancak çocuğa karşı özen yükümlülüğünün ihlal edilmesi iddiası ve Türk Medeni Kanununun 311. maddesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden davacının delillerinin toplanmadığı ve gösterdiği tanıkların dinlenmediği anlaşılmaktadır.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2014/14989, K. 2014/16471, 18 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama